Bilgiara.comAna sayfa /  Paçavra

Paçavra









paçavra

isim (paça'vra) Rumca
1. isim Eskimiş bez veya kumaş parçası, çaput
"Gemiden, sırtında çıkını ve üzerinde paçavralarla kör ve sağır bir adam indi. " - İ. O. Anar

2. mecaz Değersiz ve iğrenç şey veya kimse



- Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

- paçavra gibi
- paçavrasını çıkarmak
- paçavraya çevirmek



- Birleşik Sözler

- paçavra hastalığı



- Eski Türkçe sözlüklerden derlenen anlamlar sözlüğü




- Kelime kökeni ve cümle içerisinde örnek kullanımları sözlüğü

Rum. (Rumca) - patsavra

1. Eskimiş bez veya kumaş parçası, çaput:

"Kısa bir zamanda paçavraya dönen elbiseler pahalıdır."-Peyami Safa, Sosyalizm-Marksizm-Komünizm, 146;

"Adamcağızı boğuşa boğuşa o eşkıyaların elinden kurtardı; amma bir tutam paçavra hâlinde."-Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Bir Sürgün, 14;

"Ağzına bir büyük paçavra tıkadığınız gibi ses bile çıkmaz."-Ahmet Midhat Efendi, Zeyli Hasan Mellâh Yahut Sır İçinde Esrar, 108;

"Bu parçalar lime lime oldular, paçavra hâline geldiler..."-Ruşen Eşref Ünaydın, C. 9, 73;

" kalyona atılan alevli, yağlı paçavralar gibi düştüğü yeri yakıp kül ediyor."-Aziz Nesin, Az Gittik Uz Gittik, 16;

"Ben zavallı da dans etmekten paçavraya döndüm."-Memduh Şevket Esendal, Ayaşlı ile Kiracıları, 244;

"Yırtık pırtık bir paçavrayı andıran ağzımla." -Selim İleri, Hayal ve Istırap, 66;

"Çocuğun bacaklarında sarılı bez dolakların kirli, ıslak, paçavralaşmış inişlerini Emine ancak o zaman görmüştü." -Füruzan, Kırk Yedi liler, 255;

"Kumla, paçavralarla, yırtık duvar afişleriyle kaplı, paslı metallerden, camlardan "-Ferit Edgü, Avni Arbaş, 15;

"Kolumda sargılar taşımıyorum, paçavralar içinde gezmiyorum " -Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar, 316;

"Ne de çok giyinmişsin. Nerden buluyorsun bu paçavraları?" -Pınar Kür, Asılacak Kadın, 76;

"Tele sanki kurutulmak için geçirilmiş birtakım kirli, çürük şeyler, paçavralar "-Refik Halid Karay, Bir İçim Su, 33;

"Odanın kapısında bir gözü kör, başı beyaz paçavra ile sarılmış ihtiyar bir adam, saç bir mangalda kömür yakıyor." -Halide Edip Adıvar, Vurun Kahpeye, 6;

"Kirli paçavralara sarılmış dilenci kıyafetinde, hasta, sakat, sıtmalı ve kavruk köylülere hiç rast gelinmiyordu." -Fethi Naci, Yüzyılın 100 Türk Romanı, 113.


2. "mec." Değersiz ve iğrenç şey veya kimse:

"Yukardan aşağıya düşen şey koca paçavra bıyıklı bir yeniçeri lâşesi idi."-Ahmet Midhat Efendi, Dünyaya İkinci Geliş, 45;

" bir Cuma akşamı, son paçavra gazelini okuduktan sonra, bunca zamandır hükmü altında tuttuğu terennüm âlemine, ağlayarak veda etti."-Ruşen Eşref Ünaydın, Hatıralar III, 22;

"Paçavra haşlaması, kılıç kebabı "-Ahmet Rasim, Şehir Mektupları, 42;

"O pis komünist paçavranın açtığı yolsuzluktu, rüşvetti iftira kampanyası yetmediydi, şimdi de bu " -Pınar Kür, Bir Deli Ağaç, 79.


- Eş anlamlı kelimeler

çaput


- Zıt anlamlı kelimeler

Zıt anlamlı kelime ekle ?





- İle başlayan kelimeler ve cümleler

Paçavra gibi, Paçavra hastalığı, Paçavracı, Paçavracılık, Paçavralaşma, Paçavralaşmak, Paçavrasını çıkarmak, Paçavraya çevirmek, ...



- İle biten kelimeler ve cümleler

paçavra ile biten kelime ve/veya cümle ekle ?
  • İngilizce(Turkish - English)
    1. rag.
    2. clout.
    3. slang importunate, annoying, pestiferous.
    4. scrap.
    5. scraps.
    6. tatter.
    7. swab.
    8. shred.
    9. worn-out piece of clothing; worn-out, worthless thing.
    10. worn-out piece of cloth, rag.





 

Yorumlar


Yorum ekle / Soru sor


 
 
 ?
 
 
 

Bilgiara.com |  Kelime ekle |  Yardım |  İletişim