bilgi ara

finans terimleri sözlüğü - f hakkında bilgi finans terimleri sözlüğü - f




faiz (ınterest) :
belirli bir paranın, belirli bir müddet için iade koşulu ile kullanılmasına karşılık verilen tutara verilen addır.

faiz arbitrajı (ınterest arbıtrage) :
fonların, iki mali piyasa arasında mevcut kısa süreli faiz oranı farkından yararlanmak için, kısa süreli yabancı menkul kıymet alım satımında kullanılmasıdır.

faiz dışı fazla :
faiz dışı fazla toplam gelirlerle faiz harcamaları dışındaki diğer harcamalar arasındaki farktır. bütçe toplamda açık verse dahi, bütçe açığı faiz harcamalarından daha düşükse, faiz dışı fazla veriliyor demektir. daha açık bir ifadeyle, faiz dışı fazla verildiğinde, vadesi gelen borçlar tekrardan borçlanarak ödeniyor. borçların faizlerinin ise bir kısmı tekrardan borçlanılmak zorunda kalınıyor. kalanı gelirlerle karşılanıyor.

faiz oranı (rate of ınterest) :
faiz miktarını shesaplayabilmek amacıyla, paranın çarpının % cinsinden değerdir.

fakirleşen büyüme (ımmıserızıng growth) :
ekonomik büyümenin dış ticareti negatif etkileyerek ülkeyi fakirleştirmesidir. burada ülkenin ihraç mallarının dış talep fiyat esnekliğinin derecesi öenmlidir. çünkü bu fiyat düşük ise, ülkenin fakirleşen büyüme yaşaması mümkümdür.

faktoring (factorıng) :
faktoring, alacak hakkı başka bir kuruluşa likit fon karşılığında devredilmek suretiyle gerçekleşen işlemdir. bunun yanında, firmalara vadeli satış bedellerini vadesinden önce tahsil etme imkanı sağlayan finans kuruluşlarına da "faktoring" denilmektedir. bu firmalar, vadeli satış yapmış şirketlerin fatura edilmiş alacaklarını peşin fakat iskontolu olarak satın alırlar ve vadesi geldiğinde alacağı kendileri tahsil ederler.

faktör (factor) :
bütünü oluşturan öğelerin her biri; üretim öğeleri ve acenta, komisyoncu biçiminde çeşitli anlamlara gelmektedir.

fason ihracat (fason export) :
bir ülkedeki ihracatçı firmanın yabancı bir ihracatçı firmanın talebi üstüne mal üretimi yaparak, bu malları yabancı firmanın pazarlarına ihraç ederek gerçekleştirilen ihracata verilen addır.

fayda (utılıty) :
mal veya hizmetelerin gereksinimleri giderme özelliğidir. kullanma değeri olan birşeye faydalı, kullanma değeri olmayan bir şeye ise faydasız denilmektedir.

fayda-maliyet analizi (cost-benefıt analysıs) :
bu analiz, yatırım projelerinin net cari değerini iskontolamak suretiyle, projenin maliyet ve yararını değerlendirmeye yarayan bir tekniktir. fayda-maliyet analizi ile, bir yatırım yapılıp yapılmayacağına karar verilir.

fed (federal reserve banks) :
abd?de 1913 yılında çıkarılan federal reserve yasası ile kurulan sistem içinde yer alan bankalardır. bu sisteme içindeki bankaların oluşturduğu organizasyon abd?nin merkez bankası fed?i meydana getirmiştir. fed değişik bir yapıyla meydana gelmiş olmasına karşın bir merkez bankası?nın sahip olduğu bütün fonksiyonlara sahiptir.

fesih (abolıtıon) :
ortaklık faaliyetlerinin temel sözleşme şartlarına bağlı olarak ya da kanunlarda belirtilen şartlardan birinin gerçekleşmesi durumunda sona erdirilmesidir. sözkonusu durum gerçekleştiğinde ortaklık hisse senetleri borsa kotundan da çıkarılır.

fırsat maliyeti (opportunıty cost) :
üretim öğelerinin bazı işlerde kullanılmasından dolayı, kaçırılan fırsatların oluşturacağı maliyettir.

fısher endeksi (fısher's ıdeal ındex) :
paranın değerinin ölçülmesinde kullanılması öngörülen ı. fisher tarafından geliştirilmiş olan fiyat endeksidir.

finansal kiralama -leasing- (fınancıal leasıng) :
bir yatırımcı ile bir leasing şirketi arasında yapılan sözleşme gereğince, yatırımcının seçmiş olduğu yatırım malının leasing şirketince kiralanarak, belirli bir kira karşılığında yatırımcının kullanımına sunumunu sağlayan finans metodudur. kiralanan malın mülkiyeti sözleşme müddetince, leasing şirketindedir.

finansal rasyolar (fınancıal ratıos) :
rasyo, iki değerin birbirine olan oranıdır. finansal rasyolar ise, fon gereksiniminin ve işletmenin ne denli iyi bir finansal yapıya sahip olduğunun belirlenmesinde kullanılan finansal analiz araçlarından biridir. bunlar, % cinsinden veya birbirinin katını gösteren değerler olarak ifade edilmektedirler. cari aktifler/cari borçlar; ortalama borçlar/alacaklar; hareketsiz değerler/ öz sermaye; satışlar/stoklar; cari borçlar/özsermaye; satışlar/net döner sermaye; satışlar/özsermaye ; hızla nakite dönüştürülebilen cari aktifler/cari borçlar finansal analizlerde kullanılan rasyoların başında gelmektedirler.

finanslama (fınancıng) :
üretim, yatırım ve satış faaliyetlerinin yapılması için lazım parasal değerlaerin sağlanması, ödenmesi gibi para bulma ve kullanma aktivitelerinin tamamıdır. özel sektör bu faaliyetleri, bankalar ve finans kuruluşlarından sağladığı fonlar yardımıyla gerçekleştirirken; kamu sektöründe ise dış borçlanma, emisyon, menkul kıymet ihracı gibi kaynaklardan sağlanan fonlardan yararlanılmaktadır.

finansman bonosu (commercıal papers) :
şirketlerin kısa vadeli işletme sermayesi ihtiyaçlarını karşılamak için borçlu sıfatı ile düzenleyip ihraç ettikleri emre veya hamiline yazılı çıkardıkları teminatsız senetlere verilen isimdir.

fiyat (prıce) :
bir mal veya hizmet elde etmek için verilen belirli miktar para veya maldır.

fiyat adımı (prıce ıncrement-tick-) :
her hisse senedi için fiyat adımları belirlenir. belirlenen bu fiyat adımları bir defada gerçekleştirilebilecek en ufak fiyat değişimini ifade eder. bu adımlar baz fiyat aralığına göre belirlenir.
imkb?de baz fiyat aralığına göre fiyat adımları aşağıdaki gibidir:
10-1000 tl - 10 tl.
1.025-2.500 tl - 25 tl.
2.550-5.000 tl - 50 tl.

5.100-10.000 tl - 100 tl.
10.250-25.000 tl - 250 tl.
25.500 -50.000 tl - 500 tl.
51.000-100.000 tl - 1.000 tl.
102.500-250.000 tl - 2.500 tl.
255.000- 500.000 tl - 5.000 tl.
510.000 tl ve üstü - 10.000 tl.

fiyat / kazanç oranı (prıce / earnıng ratıo) :
sermaye sahiplerinin sahip oldukları pay senetlerinden gelir beklentileri hakkında bir orandır. bu miktarda hedeflenen değer 10 ve 15 arasında bir değerdir. fiyat/kazanç oranı aşağıdaki formüller ile hesaplanır:

hisse senedinin dönem sonu ücreti / dönem hisse başına kazancı
şirketin dönem sonu piyasa değeri / şirketin dönem net karı

fiyat desteklemesi (prıce support) :
devletin müdahalesiyle, fiyatların daha önce belirlenmiş olan düzeyin altına düşmesinin engellemesidir. asgari ücret ve taban fiyat uygulamaları fiyat desteklemelerine örnektir.

fiyat dışı rekabet (non-prıce competıtıon) :
firmaların satış ve kârlılığı için fiyat rekabeti şarttır fakat firmalar promosyon, kârın kalitesi gibi uygulamalarla fiyat dışı rekabet yapabilirler.

fiyat seviyesi (prıce level) :
mal ve hizmet fiyatlarının ekonomideki genel seviyesidir.

fiyat endeksleri (prıce ındıces) :
malların belirli bir dönemdeki ücretlerini baz alarak daha sonraki dönemlerde bu ücretleri baz alınan fiyatlara göre oranlayarak, fiyatların ne denli azalıp arttığını belirten endekstir. toptan eşya ve tüketici fiyat endeksleri olarak ikiye ayrılır.

fiyat tesiri (prıce effect) :
fiyatta oluşan değişmeden dolayı satın alınan mal miktarında oluşan toplam değişmedir. fiyat tesiri ikame ve gelir tesiri olarak incelenir. fiyat yükseldiği vakit satın alınan mal miktarı azalır; fiyat azaldığı vakit ise miktar çoğalır.

fiyat istikrarı (prıce stabılıty) :
enflasyonist fiyat değişikliklerine fırsat tanımayarak,paranın satın alma gücünün, üretim, yatırım ve istihdam seviyelerinin korunmasıdır. tam istihdamın ve ödemeler dengesinin sağlanması fiyat istikrarının başlıca amaçlarından biridir.

fiyat marjı (prıce range) :
bir hisse senedinin seans içerisinde önerilebilecek en düşük (taban) ve en yüksek (tavan) fiyat aralığını oluşturur. fiyat marjı her hisse için baz fiyatın %10 altı ve üstü biçiminde otomatik olarak hesaplanır.

fiyat politikası (prıce polıcy) :
bir firma veya ekonomiyi yöneten kişilerin ücretleri istenilen seviyede tutmak için sergiledikleri genel tutumdur.

fizibilite (feasabılıty) :
herhangi bir yatırım veya projenin, sağlayacağı kazanca değer olup olmadığının saptanması için yapılan çalışmalardır.

fon (fund) :
belirli bir alanda gerçekleştirilecek faaliyet için ayrılmış para veya yerine geçebilecek değerlerin tamamıdır.

fonksiyon (functıon) :
bağımsız değişkenin kat sayıları ile beraber bağımlı değişkenin değerini belirlemesinin kantitatifsel olarak yorumlanmasıdır. y= f(x) biçiminde ifade edilir. burada y bağımlı, x bağımsız değişkeni simgeler.

fonksiyonel bütçe (functıonal budget) :
devlet gelirlerinin, devletin eğitim, sağlık gibi gerçekleştirdiği işlevlere göre dağıtılacak oranları öngören bütçeye verilen addır.

forfaıtıng :
vadeli mal ve hizmet ihracatından kaynaklanan senetli alacak haklarının, "forfaiting şirketi? adı verilen finansal kuruluşlar tarafından satın alınma işlemi.

formasyon :
teknik analizde kullanılan bu terim, fiyat grafiğinin belirli bir dönem içerisinde çizdiği şeklin bilinen bir geometrik biçime benzemesini ifade eder. fiyat formasyonları bir tahmin değeri taşır.

forward işlemleri (forward transactıons):
döviz piyasalarında gerçekleştirilen vadeli işlemlerdir. para birimlerini gelecekteki bir tarihte değiştirilmek üzere yapılan kontrata dayanır.

frekans dağılımı (frequency dıstrıbutıon) :
belirli bir değişken baz alınarak hesaplanan, istatistiksel olarak sunulan dağılımdır. kesikli ve devamlı frekans dağılımları olarak ikiye ayrılırlar.

futures piyasaları (futures markets) :
fiyat dışındaki koşulları standartlaştırılmış bir vadeli (forward) sözleşmenin işlem gördüğü piyasalardır. bu piyasalarda sözleşmeye husus teşkil eden ürün kontrat şartlarına ideal olarak ileri bir teslimat tarihinden alınıp satılmaktadır.



etiketler etiketler [5]

bilgi ara / www.bilgiara.com