ıcığını cıcığını çıkarmak: 1. her
yanını ellemek, didiklemek. 2. bir meseleyi en ince ayrıntılarına kadar soruşturmak,
incelemek."iyice ıcığını cıcığını çıkardınız meselenin."
ıkınıp sıkınmak: bir işi yapabilmek için kendini çok zorlamak."ıkınıp sıkındı
ama bir çare bulamadı."
ısıtıp ısıtıp önüne koymak: daha önce meydana gelmiş bir olayı ya da bir
işi bir düşünceyi tekrardan, sıkça tekrar etmek.
ıska geçmek: 1. amaca isabet ettirememek, vuramamak. 2. üstünde durmamak,
önem vermemek, atlamak."bu sefer de ıska geçersen kaybedeceksin."
ıskartaya çıkarmak: işi yaramaz, değersiz bularak bir yana atmak."beni hiç
kimse ıskartaya çıkaramaz."
ışığı altında: bir durum veya düşüncenin hususu aydınlatmasından yararlanarak,
onu göz önünde tutarak.
ışık tutmak: 1. karanlık bir yeri ışıkla aydınlatmak. 2. bilgisiyle, düşüncesiyle
bir hususa açıklık getirmek, tutacağı yolu göstermek."kutlu peygamber derhal her
konuda ışık tutardı etrafındaki insanlara."