bilgi ara

6 / 311 kategoride 93.524 konu hakkında bilgiler !

osmanlıca sözlük - e hakkında bilgi osmanlıca sözlük - e




eamm: daha geniş, pek şümullü, en umumî.

eâzım: büyükler, ulu kişiler.

eb: baba, ata.

ebb: kuru ot, taze ot. mera, otlak, çayır.


ebedâ: ebedî olarak, ebediyyen.

ebedî: devamı, sonu olmayan. ezelînin zıddı.

ebed-şümûl: ebedî içerisine alan.

ebeveyn: ana-baba.

ebrâr: iyiler.


ebsâr: "basar"ın çoğulu. gözler, görme hassaları.

ebter: 1. eksik, tamamlanmamış. 2. dölsüz, çocuğu olmayan kimse.

ebu'l-beşer: insanlığın atası. hz. âdem.

ebu'l-hayr: iyilik babası.

ecânîb: ecnebîler, yabancılar.


ecel-i kazâ: tehlikeye uğramak suretiyle gelen ecel.

ecel-i müsemmâ: allah tarafından tayin edilmiş ömrün sonunda gelen ecel.

ecir: 1. karşılık, ücret. 2. iyi bir amelin karşılığı olarak verilen manevî mükâfat.

ecr u mesubât: karşılık ve mükâfat. iyi amele karşılık allah tarafından ahirette verilen sevap.

ecr u savâb: yapılan bir şeyin karşılığı olarak verilen ücret ve sevab.


ecr: yapılan bir iş karşılığında verilen ücret.

ecrâm u ecsâm: cansız varlıklar ve cisimler.

ecrâm-ı semâviyye: gök cisimleri, yıldızlar.

ecsâm-ı muhtelife: muhtelif cisimler.

ecsâm-ı sakîle: ağır cisimler.


ecsâm-ı selâse nazariyesi: üç cisim nazariyesi.

eczâ: cüzler. 1. eczacılıkta kullanılan maddeler. 2. bir kitabın parçaları. kur'ân-ı kerim'in cüzleri.

edâ: 1. ödeme, verme. 2. vaktinde yerine getirme. 3. stil, üslûp.

edâ-i emanet: emaneti yerine getirme.

edat: 1. kendi kendine anlamı olmayıp isim ve fiillere katılarak anlam belirten kelime. 2 âlet.


edeb-i kutsî: kutsî edeb, iyi ahlâk.

edeb-i ubudiyyet: kulluk edebi.

edgâs u ahlâm: karışık rüyalar.

edille: deliller.

edille-i akliyye: aklî deliller.


edille-i hakk: hak deliller, gerçek deliller.

edille-i kâtıa: kesin deliller.

edille-i şer'iyye: şer'î deliller; kitap, sünnet, icma-ı ümmet ve kıyas-ı fukahadan ibaret dört delil.

edille-ii ilmiyye: ilmî deliler.

ednâ: pek aşağı, en alçak.


edvâr: devirler, çağlar.

edyân-ı bâtıla: bâtıl dinler. hak olmayan dinler.

edyân-ı münzele: allah tarafından gösterilen dinler.

edyân-ı semaviyye: semavî dinler. musevîlik, hıristiyanlık ve islâm dinleri.

ef'âl: fiiller, işler.


ef'âl-i ibâd: kulların işleri.

ef'âl-i kulûb: kalbin işleri, kalbe doğan çeşitli duygu ve düşünceler. arapça'da kalbî fiiller (bilmek, görmek gibi)

efdâl: daha faziletli, en faziletli.

eflâk: 1. felekler, gökler. 2. her gezegene ilişkin gök tabakaları.

efradını câmi ağyârını mani: kendisine ilişkin olanları toplayan, olmayanları dışarda bırakan.


efsane: masal, destan, mitoloji.

ehad: bir, tek. allah'ın sıfatlarından.

ehâdîs-i şerife: hz. muhammed (s.a.v.)'in söz, hareket ve ikrarlarından oluşan hadis-i şerifler.

ehadiyyet: birlik. allah'ın her bir şeyde kendilerine ilişkin sıfatı. her şeyde birliğinin tecellisi.

ehakk: çok haklı, daha haklı.


ehass: 1. en has, en özel. 2. en bayağı.

ehass-ı maksat: en özel maksat.

ehl u iyâl: bir kimsenin geçindirmek zorunda olduğu aile efradı ve diğer kimseler.

ehl: 1. sahip, malik, 2. maharetli, usta. 3. bir yerde oturan. 4. karıkocadan herbiri.

ehl-i beyt: hz. muhammed (s.a.v)'in ailesi, hane halkı, (hz. ali, hz. fatma, hz. hasan, hz. hüseyin)


ehl-i bid'ad: dinde olmadığı halde sonradan çıkan şeylere uyanlar.

ehl-i dirâyet: zeka, bilgi, tecrübe ehli.

ehl-i ehvâ: heva ehli, arzu ve isteklerine tabi olanlar.

ehl-i ictihad: müctehid olan kişi, içtihad ehli.

ehl-i iman: iman ehli.


ehl-i insâf: merhametli, adil olanlar.

ehl-i karye: köylü, köy halkı.

ehl-i kitap: allah'ın gönderdiği kitaplara inananlar. terim olarak yahudiler ve hıristiyanlar.

ehl-i küfr: inkârcılar.

ehl-i salib: haçlılar, hıristiyanlar.


ehl-i suffe: suffe ehli ki bunlar, medine'deki mescid-i nebevî'nin sofasında kalırlar ve burada hz. peygamber'den dni öğrenirlerdi.

ehl-i sünnet: hz muhammed (s.a.v.)'in yolunda gidenler, sün-nîler.

ehl-i zimmet: islâm devletinin himaye ve tabiiyyetinde bulunmakta olan hıristiyanlar.

ehlullâh: allah'a itaat eden, allah'ın sevdiği kimse, velî.

ehremen: zerdüştîlerin inandıkları, kötülük ve karanlık tanrısı, şeytan, dev.


ehven-i sırreyn: iki gizliden en zararsızı.

ehven-i şerr: şerrin en hafif olanı.

eimme: imamlar.

ekâlim: iklimler, memleketler, ülkeler.

ekalliyet: azınlık, azlık.


ekânim-i selâse: hıristiyanların baba, oğul ve ruhu'l-kudüs'ten oluştuğuna inandıkları allah. allah, isa, ruhu'l-kudüs üçlüsü.

ekber: en büyük.

ekl: yemek.

ekmel: en harika, eksiği olmayan, en olgun.

ekremü'l-ekremîn: cömertlerin en cömerdi. çok kerim, çok cömert olan allah.


elfâz: sözler.

elfâz-ı garîbe: şaşılacak, garip sözler.

el-furkan: kur'ân-ı kerim.

el-hakk: 1. gerçeğin ta kendisi, tam doğrusu. 2. allah.

elhân: nağmeler, besteler.


elhân-ı tayyibe: hoş nağmeler, hoş sesler.

el-hüdâ: hidayet, kur'ân-ı kerim.

elvâh: levhalar, tablolar.

elvân: renkler, çeşitler.

el-yevm: bugün.


emân: 1. eminlik, korkusuzluk. 2. aman dileme. 3. şikayet. 4. rica.

emânet-i ilâhiyye: ilâhî emanetler.

emir, emr: buyruk.

emn: eminlik, korkusuzluk.

emniyyet-i kâmile: tam güven, tam itimat.


emr-i bi'l-ma'rûf ve nehy-i ani'l-münker: dinin iyi gördüğü şeyleri emretmek ve kötü gördüğünden sakındırmak.

emr-i bi'l-ma'ruf: iyiliği emretmek.

emsile: misaller, örnekler.

en'âm: davar, koyun, keçi, sığır ve deve gibi hayvanlar.

enbiya: peygamberler, nebîler.


ene: ben, benlik.

ene'l-hakk: "ben hakkım" anlamına gelen ve ilk defa hallac-ı mansûr tarafından söylenen söz.

enfâl: "nefel"in çoğulu. harpte düşmandan alınan mallar, ganimetler. kur'ân-ı kerim'in 8. sûresi.

enfüs: "nefs"in çoğulu. canlar, ruhlar.

enfüsî: nefsî, nefiste oluşan, ferdî zihne ilişkin bulunmakta olan, subjektif.


ensâr: hz. muhammed (s.a.v.)'in medineli arkadaşlarından olan ve muhacirlere yardım eden ashabı.

envâ: türler, çeşitler.

envâ-ı vâhide: bir çeşitten olma.

erbâb-ı hall-u akd: halife seçmeye yetkili olan kişiler. medine halkının ileri gelenleri.

erbâb-ı hasenat: iyilik sahipleri.


ercah: daha üstün, en üstün.

erdân: "beden"in çoğulu. cisimler, vücutlar, gövdeler.

erhâm: 1. kadınlardaki çocuk yatağı, rahimler. 2. akrabalar.

erham: çok merhametli, çok acıyan.

erkân: rükunlar, temeller, direkler, üniteler, bölümler.


ervâh: ruhlar.

ervâh-ı habîse: kötü ruhlar.

erzel-i ömür: ihtiyarlığın sonları, bunaklık günleri.

esahh: çok sahih, en doğru.

esâtir: efsaneler, masallar.


esatîr-i evvelîn: eskilerin masalları.

esbâb: sebepler.

esfel-i sâfilîn: cehennemin en alt tabakası, aşağının aşağısı.

eshâb ve etba: sahabeler ve tabiin.

eshâb: mümin olarak hz. muhammed (s.a.v.)'i gören ve mümin olarak ölen müslümanlar. (bak: ashab)


eshâb-ı eyke: şuayb peygamberin gönderildiği kavim.

eshâb-ı hicr: salih peygamberin gönderildiği kavim.

eslâf: "selef"in çoğulu. eskiler, yerlerine geçilmiş kimseler.

eslâf-ı müfessirîn: eski müfessirler, geçmiş müfessirler.

eslah: en salih, en iyi, en ideal.


esmâ: adlar, isimler.

esmâü'-hüsnâ: allah'ın hoş isim ve sıfatları.

eşbâh: benzeyenler, nazirler.

eşcâr: "şecer"in çoğulu. ağaçlar.

eşhuru'l-hac: hac ayları. şevval, zilkade ve zilhicce'nin ilk on gününden ibaret olan cem'an 70 gün islâm'dan önce de araplar bu günlerde kâbe'yi ziyaret ederlerdi.


eşhuru'l-hurum: haram aylar. zilkade, zilhicce, muharrem ve recep ayları. islâm'dan önce araplar bu aylarda savaş yapmayı haram sayarlardı.

eşrâf: soylulular, şerefliler.

eşrâr: şerliler, kötüler.

eşrât-ı saat: kıyamet alâmet-leri.

etfâl: çocuklar.


evâmir u nevâhî: emirler ve yasaklar.

evâmir-i cihâd: cihad emirleri.

evâmir-i ilâhiyye: ilâhî emirler.

evâmir-i sâbıka: eski emirler.

evhâm: vehimler ve hayaller. kuruntular ve gerçek dışı şeyler.


evlâ ve efdâl: daha iyi ve daha faziletli.

evlâ ve eslâh: en iyi ve en ideal.

evlâ: birinci, başta gelen. en iyi.

evliya: "velî"nin çoğulu. allah'ın ermiş kulları.

evliyâ-yı umûr: iş başında olan kimseler.


evsâf u şerâit: vasıflar ve koşullar.

evsaf: vasıflar, özellikler.

evsat: orta.

evvel u âhir: önce ve sonra.

evvelen: evvelâ, birinci olarak.


eytâm ve erâmil: yetimler ve dullar.

eyyâm en ma'lûmat: bilinen günler.

eyyâm: günler.

eyyâm-ı ma'dûdât: sayılı günler; ramazan ayının tüm günleri.

eyyâm-ı nahr: kurban bayramı'nın ilk üç günü.


eyyâm-ı teşrik (eyyâmü't-teşrik): kurban bayramı'nın ilk gününden sonraki üç gün.

ezeliyet: başlangıcı olmama. ezeliyeti müş'ir: başlangıcı bildiren.

ezmân: zamanlar, vakitler.

ezmine: zamanlar, çağlar.

ez-zikr: kur'ân-ı kerim'in adlarından biri.



etiketler etiketler [4]

bilgi ara / www.bilgiara.com