bilgi ara

6 / 311 kategoride 93.524 konu hakkında bilgiler !

osmanlıca sözlük - z hakkında bilgi osmanlıca sözlük - z




zabt: 1. sıkı tutma. 2. idaresi altına alma, kendine mal etme. 3. silah zoru ile bir yeri alma. 4. anlama, kavrama. 5. kaydetme, özetini yazma.

zâhib: 1. gidici, giden. 2. bir fikre veya zanna uyan, kapılan.

zâhir: açık, belli, görünür, meydanda olan.


zâhirî: dıştan görünen, meydanda olan.

zail: sona eren, devamlı olmayan.

zamir: 1. her şeyin iç yüzü. 2. yürek, vicdan. 3. gizli fikir. 4. zamir, ismin yerini tutan kelime.

zâni: zina eden erkek.

zâniye: zina eden kadın.


zarar: ziyan, eksiklik, kayıp.

zarf: yer ve vakit bildiren edat.

zat: kendi, asıl, öz, cevher, saygıdeğer kişi.

zayi': elden çıkan, yitik, kaybolan.

zayiat: kayıplar, yitikler.


zebânî: zebanî, cehennemlikleri cehenneme atan melek.

zeberced: zümrütten daha açık renkte bir süs taşı.

zebh: boğazlama, kesme, kurban kesme.

zecr: 1. yasaklama, yaptırmama. 2. zorlama, zorla yaptırma, angarya işletme sıkma, eziyet.

zeker: erkek, erkeklik organı.


zelil: hor, hakir, alçak.

zelle: 1. ayak sürçüp kayma. 2. kusur, suç.

zem (zemm): birinin kötülüğünü söyleme, ayıplama, yerme, çekiştirme.

zemherir: karakış.

zemzeme: 1. ezgili ses, terennüm, teganni. 2. mezamir'i okuyanların teranesi (zebur).


zenb: günah, suç, kabahat.

zeval: 1. zail olma, sona erme. 2. aşağılama, inme. 3. güneşin başucunda, tam tepeden bulunma vakti zeval zamanı, öğle zamanı.

zevc: çift, eş.

zevcyen: karı-koca, iki eş.

zevi'l-ukul: akıl sahipleri, akıllılar.


zikr: 1. zikir, anma, hatıra getirme. 2. ağıza alma, adını söyleme. 3. anlatma, ifade etme. 4. övme, iyilikle anma. 5. tasavvufi anlamıyla allah adını anarak zikretme.

zikr-i cemil: hoş zikir, övgü.

zikrullah: allah'ı anma.

zillet: alçaklık, aşağılık.

zimmî: 1. islâm devletinde yaşayan gayr-i müslim. 2. haraç veren, raiyye.


zinet: süs eşyası, bezek.

zira': dirsekten orta parmak ucuna kadar olan uzunluk ölçüsü, 75-90 santim arasında değişir.

zîrahim-i mahrem: nikah düşmeyen akraba kadın.

zişan: şanlı, tanınmış, gösterişli.

ziya: ışık, aydınlık.


zuhr: öğle vakti, öğle namazı.

zulm: zulüm, haksızlık, eziyet.

zulmet: karanlık.

zübde: bir şeyin en seçkin parçası, öz, özet.

zübur-zübür: kitaplar, yazılı şeyler.


zühd: dünya lezzetlerinden el çekerek ibadetle meşgul olma, sofuluk.

zühûl: isteyerek veya elde olmayarak unutma, geçiştirme, yanılma.

zülcelal: celal sahibi, allah.

zülkarneyn: iki boynuz sahibi, kur'ân-ı kerim'de adı geçen bir hükümdar, iki yönlü.

züll: horluk, hakirlik, alçaklık.


zürriyet: soy, nesil, kuşak.



etiketler etiketler [4]

bilgi ara / www.bilgiara.com