bilgi ara

6 / 311 kategoride 93.524 konu hakkında bilgiler !

osmanlıca sözlük - r hakkında bilgi osmanlıca sözlük - r




rabb: 1. efendi, sahip. 2. terbiye eden, besleyen. 3. rab, allah.

rabbaniyyun: kendilerini tamamıyla allah yoluna vermiş olanlar.

rabıta: 1. iki şeyi birbirine bağlayan nesne. 2. ilgi, münasebet, bağlılık, mensupluk. 3. düzen, tertip.

râbıt-rabıta: 1. bağlayıcı, bitiştirici. 2. nefsini ezip kendini allah'a bağlamış.


râci: 1. geri dönen. 2. dokunan, alakası bulunmakta olan.

racih-raciha: değerlerinden üstün, daha önce, tercihli.

ra'd: gök gürültüsü.

radıyellahu anh: allah ondan razı olsun.

radıyellahu anhüma: allah o ikisinden razı olsun.


radıyellahü anhüm: allah onlardan razı olsun.

rafizî: râfizi fırkasından olan, hz. ebubekir, ömer ve osman'ın halifeliğini kabul etmeyenlerden olan.

rağmen: zıddına, inadına davranma, körlük ve nisbet.

rahat: dinlenme, sıkıntısızlık, dinçlik.

râhib: manastırda oturan hıristiyan din adamı, keşiş.


râhile: 1. yük hayvanı. 2. kervan, yolcular sürüsü.

rahim: 1. dölyatağı, rahim. 2. akrabalık.

rahîm: esirgeyen, acıyan, merhamet eden.

rahmet: 1. esirgeme, merhamet. 2. yağmur.

raiyye: 1. otlatılan hayvan sürüsü. 2. bir hükümdar idaresinde bulunmakta olan ve vergi veren halklar.


rakib: 1. başka biri ile tıpkı şeyi isteyen. 2. bir işte çalışanlarla yarış ederek ileri geçmek isteyenlerden her biri. 3. murakabe eden, kontrol eden.

rasad: 1. gözleme, gözetme, gözlem. 2. pusu tutma.

raûf: 1. pek esirgeyici, çok acıyıcı allah'ın isimlerinden.

râvi: rivayet eden, haber veren.

râyihâ: koku.


râzı: rıza belirten, kabul eden.

reca: umma, dileme, isteme, arzu.

recez: müstef'ilün müstef'ilün, müstef'ilün müstef'ilün vezninin bahri.

recîm: taşlanmış.

recm: taşa tutma, taşlama, birine atılan taş.


recmetme: taşlayarak öldürme.

refah: bolluk, rahatlık.

refref: 1. ince, yumuşak kumaş. 2. kemer saçağı. 3. döşek, döşeme. 4. kuşu çok çimenlik. 5. dalları salkım salkım ağaç.

rehber: yol belirten, kılavuz.

reîs: başta bulunmakta olan kimse, başkan.


rekabet: 1. gözleme, gözetleme. 2. kendi işini yürütmeye çalışma. 3. benzerleriyle yarışa çıkma.

rek'at: namazın birimlerinden her biri.

rekik: 1. kusurlu, tutuk. 2. peltek, dili tutuk.

reml-remil: remil, kum falı: bazı işaretlerle gaipten haber verme.

re'sen: kimseye danışmadan, kendi başına, direkt doğruya.


resul: 1. elçi, haberci. 2. kendisine kitap ve şeriat verilen peygamber.

resul-i zişan: şanlı peygamber, hz. muhammed (s.a.v.).

resulü's-sakaleyn: insanların ve cinlerin peygamberi, hz. muhammed (s.a.s.)

revâ: layık ideal, caiz.

revac: versiyon, geçerlik, itibarda olma, herkesçe aranılma.


revnak: parlaklık, hoşluk, tazelik, süs.

re'y: 1. görme, görüş. 2. fikir, bir iş ile ilgili söylenen söz, oy.

reyhan: fesleğen, güzel ve hoş koku.

rezzak: tüm yaratıkların rızkını veren allah.

rıdvan: 1. cennet kapıcısı olan melek. 2. razılık, hoşnutluk.


rıza: 1. hoşnutluk, memnunluk, razı olma, peki deme. 2. istek, kendi isteği. 3. allah'ın yazdığına boyun eğme.

rızk: 1. yiyecek içecek şey, azık, kut. 2. allah'ın herkese nasip kıldığı nimet.

riba: faiz.

ribat: 1. bağ, bazı sinirler. 2. sağlam yapı. 3. han vesaire gibi konaklanacak yer.

rica (reca): umma, dileme.


rical: 1. erkekler, adamlar. 2. yaya olanlar. 3. rütbeli, mevki sahibi kimseler, hadis ravileri.

ric'at: 1. geri dönme, vazgeçme. 2. erkeğin, boşadığı kadını, iddet müddeti bitmeden tekrar nikahlaması.

rida': örtü, belden yukarıya örtülen örtü.

rikkat: 1. incelik, yufkalık. 2. acıma, yürek etkilenmesi.

risalet: 1. elçilik, habercilik. 2. peygamberlik.


risaletpenah: peygamberimiz.

rişvet (rüşvet): bir iş gördürmek, haksızı haklı göstermek gibi maksatlarla bir görevliye verilen para, mal veya sağlanan menfaat.

rivayat: rivayetler, hz. peygam-ber'den veya ashabından gelen haberler.

riyazat: nefsi terbiye için az yiyip az uyuyarak dünya lezzetlerinden kurtulma.

riyazet: nefsi kırma, dünya lezzetlerinden uzaklaşmaya çalışma.


riyazi-riyaziyye: matematikle ilgili.

riyaziyyat: matematik bilgisi.

ruhanî: ruha ilişkin, ruhla ilgili, gözle görülemeyen, cismi olmayan.

ruhban: rahipler.

rukye: afsun, büyücü ve üfürükçülerin okuduğu şeyler, nefes, üfürük, okuyup üfleme.


rücu': geri dönme, cayma, fikrini değiştirme.

rükn: 1. bir şeyin en sağlam tarafı, esası, direği. 2. kolon, direk. 3. önemli kimse.

rükû: namazda elleri dizlere dayayarak eğilme hareketi, aşırı saygı gösterme.

rüsuh: ilmin derinliğine inmek, dalmak, ilimde ileri gitmek.

rüsva (rüsvay): rezil, maskara, ayıpları ortaya çıkarılmış.


rüşd: 1. erginlik. 2. doğru yola gitme.isbat-ı rüşd: erginliğini ispat etme.

rütbe: 1. sıra, basamak. 2. nicelik, derece.

rü'yet: 1. görme, bakma. 2. idare etme, çevirme.

rü'yet-i hilâl: ayı görme.



etiketler etiketler [4]

bilgi ara / www.bilgiara.com