bilgi ara

6 / 311 kategoride 93.524 konu hakkında bilgiler !

hukuk sözlüğü - t hakkında bilgi hukuk sözlüğü - t






taaddüd: birden çok



taahhütname: kişinin kendi ad ve hesabına, bir gerçek kişi veya
tüzel kişiye karşı, sözleşmeli ya da sözleşmesiz olarak, bir işin
yapılmasını veya bir şeyin teslimini üstlendiğini gösterir belge.




taalluk:ilişiği olma; asılma; ilgi



taayyün:tayin olunma; belli olma; belirme



tabiyet: kişi veya şeyleri devlete bağlayan siyasi ve hukuki bağ;
vatandaşlık. yurttaşlık; bağımsızlık




tacir :ticaretle uğraşan; bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa
kendi adına işleten kimsedir.



tadât :sayma; sayılma; sayım



tadil :değiştirme; değişiklik




tağyir:başkalaştırma; değiştirme; bozma tahakkuk gerçekleştirme;
gerçekleşme



tahaddüs: ortaya çıkmak



tahassul:hasıl olma; netice olarak ortaya çıkma




tahavvül :değişme; dönme



tahdîdât :sınırlamalar; kısıntılar



tahfif :hafifletme; azaltma




tahkikat: soruşturma



tahlif: yemin



tahliye taahhütnamesi: kiracının, kiralananı belli bir tarihte
boşaltacağına ait yaptığı yazılı irade beyanı.




tahliye: boşaltma; salıverme; serbest bırakma.



tahrir: yazım



tahsin: beğenme




tahsis: emrine verme; özgüleme.



tahşiye: çıkıntı yapmak



takas: vadesi gelmiş, tıpkı cinsten ve karşılıklı iki alacağın
birbirine sayışılması.




taksim: ortak mülkiyette bulunmakta olan bir malın, ortaklar arasında
yapılan bir sözleşmeyle veya dava açmak suretiyle bölüştürülmesi.



takyit: kısıtlama



ta'lık :geciktirme; askıda bırakılma




tahmil:yükleme



tahrip :harabetme; yıkma; kırma; bozma



tahrir :yazma; yazım




tahriren:yazılı olarak



taht :alt; aşağı



tahtani:binanın alt kısmı




tahtani fevkani: altlı üstlü



tahvil :değiştirme; değiştirilme; borç senedi



tahvilat:tahviller




takaddüm: önce gelme; önde gelme



takarrür etmek: kararlaşmak; kararlaştırmak; istikrar kazanan
kararlar



takrîr :önerge; anlatma; anlatış; tapuda malını sattığını veya
ipotek ettiğini söyleme





takrir etmek:
sağlamlaştırmak



taksir: iradi olarak işlenen bir icra ya da ihmal eyleminden, fail
tarafından istenmemiş olmalarına karşın, kanunun cezalandırdığı
neticelerin meydana gelmesi hali




takyit :sınırlama; kayıtlama; koşula bağlama; kısıtlama



talâk: islâm hukukunda boşanma



talîmâtnâme:yönetmelik




tapuyu misil :tarafsız bilirkişinin belirteceği tapu; bedel; değer
baha



tarik :yol; yöntem



târik :terkeden; bırakan




tariki âmm: herkesin geçebilmesi için bırakılan yol; kamunun
yararlandığı yol;



tasarruf: bir şeyden yararlanabilme ve o şey üstünde fiili veya
hukuki işlem yapabilme gücü.



tashih:düzeltme; resmi bir kütüğün, bir hukuki işlemin düzeltilmesi




tasnif: düzen



tasrih etmek: açıklamak; belirtmek



tasvib :doğru bulma; ideal görme; onaylama




tatbika medar imza:uygulamaya elverişli imza



tathir :temizleme



tavassut:aracılık; ara bulma; aracı olma




tavazzuh: aydınlanma



tavzîh :açıklama



tavzif: görevlendirme




tazammun etmek:öngörmek; neticesi doğurmak; içerisine almak; kapsamak



tazminat: maddi veya manevi zarara karşılık ödenen bedel; zarar ödencesi;hukuka aykırı olarak başkalarına verilen zararların
ödetilmesi şeklinde müeyyidedir.



teadül :beraberlik; denklik; birbirine denk gelme




teahhur(teehhür):gecikme; temerrüt



teâmül :örf ve adet; öteden beri olagelen, insanlar arasında yapılagelen belli bir davranış.




teati: karşılıklı gönderme




tebaa :uyruk; bir devletin hükmü altında bulunmakta olan kimseler



tebâdür:akla gelme; hatırlanma



tebârüz ettirme:belirtme; ortaya koyma




tebdil :değişme; değiştirilme



tebeddül:değişiklik



tebellüğ :bir tebliği alma; tebliğ edilen bir yazıyı imza ile teslim
alma




tebellür :netleşme; net olarak ortaya çıkma; aydınlanma



tebeyyün etmek: saptanmak ; ortaya çıkmak; aydınlanmak



tebligat: bir hukuki işlemin yetkili makamca, ilgili kişinin
bilgisine sunulmak üzere, kanun ve usule ideal olarak yazı veya
ilanla bildirilmesi.




tecdit :yenileme; tazeleme, açıkça anlaşılacak biçimde önceki
borcun, yeni bir borç kurarak ortadan kaldırılması; yenileme.



tecezzî: bölünme; doğranma



tecvîz :ceza verme; caiz görme




tedabir:tedbirler önlemler




tedarik :
sağlama; temin etme



tedavül :sürüm; elden ele gezme; dolaşma; kullanılma




tedip hakkı: ana babalara ünlü çocuğa öğüt vermek, ihtirada
bulunmak



tebdil : değiştirmek



tebeddül : değişiklikler




tebeyyün :ortaya çıkmak



tediye :ödeme; bir borcun ödenmesi



tedricen:azar azar; yavaş yavaş; aşamalı olarak




tedvîn :hukuku birleştirmek amacıyla,hukukun bir dalı hakkında
yasa durumunda kurallar koyma



teehhür:gecikme; sonraya kalma



teemmül:düşünüp taşınma; etraflıca düşünme




teessüs :kuruluş; kurulma; yapılma; yapılanma



tefehhüm:anlamak; akıl erdirmek



teferruat :ayrıntı; bölgesel töreye (örfe) veya malikin açık
arzusuna göre, bir şeyin işletilmesi veya korunması veya ondan
yararlanılması için devamlı olarak ona tahsis olunan ve kullanışta o
şeye bağlı kılınan yada takılan veya onunla birleştirilen taşınır
mallar, asıl şeyin teferruatıdır.




teferruğ :satın alanın aldığı mülkün ferağ işlemini yaptırması, tapu
kaydını kendi üstüne çevirme



teffiz :bkz. tefvîz



tefhim:verilmiş olan kararın veya hükmün,duruşmada hazır bulunmakta olan
taraflara yargıç tarafından sözle bildirilmesi




tefrişat:döşeme araçları; bir yeri döşemek için kullanılan eşya



tefvîz :ihale; sipariş etme; havale etme; dağıtım; ısmarlama; bir
taşınmazı belli bedel karşılığında üçüncü kişinin üstünde bırakma



tehâlüf:yargıcın iki tarafa da yemin vermesi; birbirine zıt olma




tehir erteleme: ara verme



tek taraflı irade beyanı: hukuki bir ilişkide taraflardan birinin, o
ilişki bakımından hüküm ve netice doğurmaya yetecek biçimde iradesini
açıklaması.



tekabül etmek:karşılamak; karşılık olmak




tekaüd :emeklilik



tekâyüd:birbirine hile yapma



tekeffül :birine kefil olma; kefalet verme; garanti etme




tekemmül:tamamlanma; olgunlaşma



tekevvün etme: yaratılma; meydana gelme



telâfi: zararı karşılama; giderme; eksikliği giderme




telâhuk: birbirine katılma; yarışma; hakların yarışması



telhîs: hülasa etme; özetleme; özet



telif: yazma; uzlaştırma




telif hakları : fikir ürünü eserler üstünde yaratıcısının sahip
bulunduğu haktır.



telvis etmek: kirletmek



temadi: sürüp gitme; süregelme; devamedegelme; sürme; uzama




temellük:mülk edinme; kendine mal etme; sahip olma; sahiplenme;
devralma



temerrüd:direnme; borcun ifasında gecikme, bir yükümlülüğün yerine
getirilmesinde meydana gelen gecikme; direnme



temettü: kâr; kazanç payı; yarar




teminat: belli bir hukuksal durumu (genellikle borcun ödenmesini)
sağlamak için verilen garanti.

teminat akçesi: bir sözleşmenin kurulması için taraflardan birinin
diğerine vermek yükümlülüğünde bulunduğu para



temlik: devir


temlik: bir malın veya hakkın, bir hukuki işlemle başkasına
devredilmesi; mülkiyetin nakli.



temyiz kudreti: iyiyi kötüden ayırma ve makul şekilde davranışta
bulunma kabiliyeti.



tenâküz: çelişki




tenbih: uyarma; uyarı



tenezzül: inme; alçalma; düşme; kendine aykırı gelen bir işi veya
durumu kabul etme



tenkis: indirme; azaltma; eksiltme




tenmiye: nemalandırma; artırma; işletme



tensip: uygun görme



tenvîrât: aydınlatma; ışıklandırma




tenzil: indirtme; azaltma



terâküm: birikme; biriktirme



tercihe şayan: üstün tutulan; yeğlenen; tercih edilen




tereke (terike): miras bırakanın mirasçılarına geçen kalıtı; kalıt;
mirasçılara kalan malvarlığı



terekküp etmek: oluşmak



teressübât :tortulanmalar; dibe çökmeler; durulmalar




terettüp etmek: düşmek; doğmak; ilişkin olmak; sırası gelmek;
gerektirmek



terhin :rehin olarak verme; emanet bırakma



terkin :silme; çizme; resmi kütük veya defterde yazılı bulunmakta olan bir
konunun (şerhin) çizilmesi




termim: onarım etme; onarma; düzeltme; iyileştirme



tersîmât: resmetmeler; resmini yapmalar; çizmeler



tertip :sıra; düzen; düzenleme




tesâhub: sahip çıkma; koruma



tescil: resmi kütük veya defterlere bir konunun (hakkın) yazılması,
kayıt düşülmesi.



tesellüm :teslim alma




tesmiye :ad koyma; isimlendirme; belirleme



tesviye :sonuca bağlama; çözümleme; gereğini yapma; seviye; düzdüzeltme



teşevvüş: karışıklık; kargaşalık




teşmil :kapsamına alma; yayma



tevakkuf: bağlı olma; durma



tevarüs :bir kimseden miras kalma; mirasa konma; kalıtım yoluyla
birinden diğerine geçme




tevdi etmek: vermek; bırakmak; sunmak



teveccüh :yönelme; yakınlık duyma; sevgi



tevellüt: doğum; doğma




tevessül etmek: başvurmak; kalkışmak; girişmek



tevfik :uydurma; uygunlaştırma



tevfikan: uyarınca; (ona) göre




tevhid :birleştirme



tevkif: tutuklama



tevkil: vekil olarak tayin edilmiş kimsenin, vekillik yetkisini bir
başkasına devretmesi.




tevlit etmek: doğurmak



tevliyet :vakfın işlerini yönetmek



tevliyet davası: mütevellilik davası; vakfın işlerine bakma
göreviyle ilgili dava




tevsî' :genişleme



tevsîk :belgelendirme



tevzi :dağıtma




tezâyüd: artış; çoğalma



tezkere-i sâmiyye: sadrazamlık makamından yazılan tezkere



tezyinat :süslemeler




toplu iş sözleşmesi: işçi sendikaları ile işveren veya işveren
sendikaları arasında yapılan ve iş koşullarını, tarafların hak ve
borçlarını düzenleyen yazılı bir anlaşmadır.



trampa: bir malın başka bir malla veya bir hakkın başka bir hakla
değiştirilmesini husus alan sözleşme.



tüzel kişi: kendisini oluşturan gerçek kişilerin üstünde ve
onlardan bağımsız bir varlığı ve belirli bir hedefi bulunmakta olan.




tüzük : bir kanunun uygulamasını göstermek veya kanunun emrettiği
işleri belirtmek üzere, kanunlara aykırı olmamak şartıyla ve danıştayın incelemesinden geçirtilerek bakanlar kurulu tarafından
çıkartılan yazılı hukuk kurallarıdır.



etiketler etiketler [4]

bilgi ara / www.bilgiara.com