zabıt defteri: eski hukukta, tapu sicili gibi kullanılan defter.
zabıtname: tutanak
zâhire :yiyecek; gerektiği vakit harcanmak üzere ambarda saklanan
hubûbat
zâhirî :görünen; görünüşte
zail :zeval bulma; bitme
zamanaşımı: kanunda öngörülen ve belirli şartlar altında geçmekle,
bir hakkın kazanılmasını, kaybedilmesini veya bir yükümlülükten
kurtulmayı sağlayan müddet.
zamin: bir şeyi tazmin eden; kefil
zevâid (zevait): vakıfta gelirin dağıtılmasından sonra geri kalan
zeval :son; bitim; nihayet; yok olma
zevciyyet: kocalık,karılık; karı-kocalık; eşlik
zımnında :dolayısıyla; için; olarak
zımnî :üstü kapalı; açık olmayan
zihni kayıt: bir kimsenin bilerek ve isteyerek, asıl iradesiyle
uyuşmayan bir beyanda bulunması
zikretmek: anmak; anılmak; bildirmek; belirtmek
zilyet :bir şeyi fiilen elinde bulunduran kişi; bir şeyde tasarrufta
bulunmakta olan kişi; elmen
zilyetlik: bir şey üstünde fiili hakimiyet veya bi eşyayı fiili
hakimiyet ve kudret alanı içerisinde bulundurma demektir.
ziya :kaybetme; yitme
ziyade: fazla; çok; aşırı
zuhur etmek: ortaya çıkmak; doğmak