şişmanlık; vücudumuzdaki yağ oranının kaslarımıza oranla yaş, cinsiyet, boy, kilo, kemik yoğunluğu göz önünde bulundurularak hesaplanacak oranın üstünde olmasıdır. kısaca vücudumuzda aşırı oranda yağ depolanması biçiminde açıklanır. şişmanlık, sağlığın pozitif bir göstergesi değil, sağlık durumunun dengesizliğinin bir sonucudur. şişmanlık, sağlığımızı kötü yönde etkilediği gibi, sosyal, ekonomik ve psikolojik yapılarımızı da bozacak bir rahatsızlıktır.
18 - 20 yaşlarındaki erkeklerde vücut ağırlığınını yüzde 14 - 18 ini, kızlarda ise yüzde 19 - 25 ini yağ dokusu oluşturmaktadır. erişkin erkeklerde vücuttaki yağ miktarı total vücut ağırlığının yüzde 25 ini kadınlarda yüzde 30 unu aşarsa şişmanlıktan söz edilebilir.
abd de hayat sigortası şirketleri tarafından hazırlanmış olan boy, kilo ve yaş kriterlerine göre yapılmış tablolar kullanılıyor. yalnız bu tablolar insanların egzersiz yapıp yapmadığını, vücut yağ oranının belirtilmediği tablolardır ve bu tabloların güvenirliliği tartışma konusudur. yaşamı boyunca tertipli egzersiz yapan, kas kitlesi gelişmiş, yağ oranı düşük olan kişi bu tabloya bakıldığında sağlıksız, fazla kilolu gözükürken hiç egzersiz yapmamış, yağ oranı yüksek kas oranı düşük insanlarda tartı üstündeki kilo daha hafif çıkacağı için yaş, boy ve kilo tablosuna bakıldığında egzersiz yapan ve doğru beslenen insandan daha sağlıklı görünecektir. unutulmamalıdır ki, kas kitlesi yağ kütlesinden her vakit ağır gelecektir. bu bilgilerin ışığı altında insan vücudundaki şişmanlık yağ ve kas oranıyla belirlenmelidir. önemli olan vücudunuzun kilosu değil, yağ ve kas oranıdır.
şişman insanlar ilk olarak kilo vermeyi düşünmektedirler, fakat önemli olanın 20 kilo, 30 kilo vermek olmadığı, üstünde çalışılması gereken konunun vücut yağ oranını dengelemek olduğu zayıflamak isteyen insana anlatılmaktadır. kilo vermek çok kısa sürede başarılabilir ama kiloların geri alınışı çok hızlı olmaktadır. yağ vermek ise insanlara zor gelmektedir, çünkü beslenme ve egzersiz disiplininin yanısıra vakit alması insanları sıkmakta kilo veremediği düşünmektedirler. halbuki yağ kitlesini düşürmeye yönelik çalışmalar belirli prensipler aşılmadığı sürece verilen yağların geri alınması olası değildir. şişman insanlar şu hususu çok iyi düşünmelidirler. şişmanlık adını verdiğimiz vücudumuzdaki yağ fazlalığı yanlış beslenme alışkanlıkları ve egzersizsiz yaşantının getirdiği bir netice olduğu için hayat biçimimizi 3 ay, 5 ay gibi sürelerle değiştirmemiz kesin sonuca ulaşmamızı sağlamayacaktır. çünkü kesin netice hayat boyu dengeli yağ ve kas oranına sahip olmamızla olası olacaktır.
şimdi bu yaşımıza kadar olan yaşam alışkanlıklarımız bir tarafa bırakıp görsel olduğu kadar psikolojik ve sosyolojik açıdan mutlu, sağlıklı olmayı istiyorsak yaşamımız boyunca egzersiz ve doğru beslenmeye "evet" dememiz gerekir. tüm bunlara "hayır" diyerek, 15 - 20 günlük diyetlerle vücudumuzun dengesini iyice bozacak sosyal, psikolojik, hormonal, kassal, kardiovasküler yapılarımız sağlıklı olarak çalışmayacak yaşamımız boyunca bir şişman, bir zayıf görünümünde ama sağlıksız olmaya, "evet" demiş olacağız.
sağlığınız için çok önemli bu kararı yalnızca siz verebilirsiniz.
unutulmamalıdır ki, sağlıklı insanlar en büyük mutluluğa sahiptirler.