bilgi ara

sosyal fobide pozitif ve yapıcı düşüncenin önemi hakkında bilgi sosyal fobide pozitif ve yapıcı düşüncenin önemi




beynimizin çalışması bir bilgisayar gibidir. bilgisayarın çalışmasını ve çeşitli işlevleri yürütmesini sağlayan ona yüklenen programlar ya da programlardır. işte, insan beyni de böyledir.

ona "kötü olacak" yazılımını yüklediyseniz, beyniniz davranışlarınızı bu programa göre ayarlayacaktır. yüklediğiniz yazılım "her şey hoş olacak" yazılımı ise beyniniz başarmanız için sizinle işbirliği yapmaya başlayacaktır. durmaksızın çalışan beyin, yeryüzünün en gelişmiş bilgisayarının bile ulaşamadığı bir kapasiteyle yüz milyonlarca bilgi birimini değerlendirir. sınırları halen tam olarak çözülemeyen insan beyni hakkında yakın zamanda edinilen şu biçimde bir bilgiden bahsedelim:
nörofizyologlara göre beyin attığımız her adımı yarım saniye önce kararlaştırıyor.

ama unutmayalım ki beyni çözen de insandır. biz de beynimizin alıp uygulayacağı kararları yönlendirebiliriz. yani, beynimizi kendi istediğimiz ölçüde çalıştırabilir, düşüncelerimizi ayarlayabilir ve bazı faaliyetleri yönlendirebiliriz. bütün bunları -bir ölçüde de olsa- yapabilmenin yolu doğru bilgi ve tertipli çalışmadır.

beyin ve insan faaliyetleri üstüne yapılan pek çok araştırma vardır. dr. martin

sealment’ın yaptığı araştırmalar, iyimserliğin ve olumlu düşüncenin okulda, sporda, iş hayatında ve insan ilişkilerindeki başarıda çok aktif rol oynadığını ortaya koymuştur. bir çok şeyin sırrı “olumlu düşünce”dedir. pozitif düşünen insanlar genel olarak ıq seviyelerinin üst sınırına kadar ulaşmakta, karamsar olan insanlara göre daha sağlıklı bir yaşam sürmektedirler. beyin tıpkı zamanda vücuttaki kimyasal dengeleri sağlayan merkez de olduğu için negatif düşünceler vücudumuz için lazım kimyasalların üretimini sekteye uğratır. bundan başka, araştırmalar iyimser insanların karamsar insanlara göre daha fazla yaşadığını da göstermektedir.

yeryüzünde yaşayan her bireyin düşünce içeriği ve yapısı birbirlerinden farklıdır. vakit zaman insanların düşünceleri birbirine bir parça yaklaşır, biri diğerini andırır ama çoğunlukla kişiler arasında düşünce boyutunda birtakım çatışmalar olur.

buna rağmen pozitif ve yapıcı düşünen insanlar bulundukları çevreye değişik bir tat verirler. bunu fark eden diğerleri daima o tadı yayan kişilerin çevresinde toplanırlar. pek çoğumuz böyle ilgi toplayan kişilere şahit olmuşuzdur.

eğer insan kendisinin farkındaysa kişiler arası iletişimde ne derece etkili ve uyumlu olduğunu fark edebiliyorsa bu farkındalığı pozitif yönde kullanabilir. fakat bazı insanlar pozitif, yapıcı ve yaratıcı düşünceye sahip olsalar bile bu özelliklerini açığa çıkaramayabilir.
bunu kullanabilmek insanın insana açık olmasına, açık düşünebilme yeteneğine sahip olmasına bağlıdır.

kimi insanlar duygu ve düşüncelerini dizelere yansıtır, kimi ise kendi içinde; kendisinden başka kimsenin giremediği yüreğinde saklar. pekçok sosyal fobik kendi dizelerini yüreğine yazarken, ya kısmen çevreden uzaklaşır ya da kendisini tamamen kapatır. evinden çıkmak istemez, yeniliklere başlamada güçlük yaşar; yani adaptasyon güçlüğü çeker. ilklerde zorlanma daima kişinin bir sonraki adımda yaşayacağı endişeyi arttırır, pozitif tepkiler yerine negatif ve sıkıntıyı daha da çoğaltan tepkileri ortaya çıkarır.



etiketler etiketler [7]

bilgi ara / www.bilgiara.com