deyimler sözlüğü
"deyimler sözlüğü" kategorisinde toplam "28" bilgi bulundu...
deyimler sözlüğü-z
zahmet çekmek:
sıkıntı, zorluk, yorgunluk ve eziyetlere katlanmak."senin adam olman için az
zahmet çekmedim ben."
zahmete sokmak: birine sık...
deyimler sözlüğü-y
ya allah deyip
(atılmak): cenab-ı hak`a sığınarak (atılmak)."ya allah deyip düşmanın üstüne
atıldı."
yabana atmak: önem vermemek, önemsiz g...
deyimler sözlüğü-v
vadesi gelmek (yetmek):
1. ömrü sona ermek, eceli gelmek, ölmek. 2. müddeti dolmak, ödeme vakti gelmek."vadesi
geldi geçiyor ama senet sahibi hâlâ ortalıkta...
deyimler sözlüğü-ü
üç aşağı beş yukarı: az
bir farkla, az fazla ya da az eksik olmak üzere, yaklaşık olarak."üç aşağı beş yukarı
anlaşırız, merak etme."
üç buçuk ...
deyimler sözlüğü-u
ucu dokunmak: bir işten biri zarar görür olmak, söylenen bir söz birine zarar
vermek."o çubuğu kıracağım fakat ucu sana dokunacak diye kıramıyorum."
...
deyimler sözlüğü-t
tabana kuvvet: "binecek bir şey yok, yayan gitmekten başka çare de kalmadı"
anlamında kullanılır."haydi kalkın bakalım, tabana kuvvet!"
deyimler sözlüğü-ş
şafak atmak: aniden önemli bir durumla karşı karşıya kaldığını anlamak, bu
sebeple tedirgin olmak."onu yanımdan kovunca bende şafak attı."
şafak ...
deyimler sözlüğü-s
saat bu saat:
ele geçen fırsatı kullanmanın tam vakti, en iyi, en elverişli an bu andır.
saati saatine uymamak: bir kimsenin durumu, huyu sıkça değişir...
deyimler sözlüğü-r
rafa kaldırmak (koymak): bir iş üstünde bundan böyle durmamak, o işi kenara itmek,
ihmal etmek."bizim dosyayı yine rafa kaldırmışlar."
rahat durm...
deyimler sözlüğü-p
pabucu dama atılmak: kendisinden üstün
birinin çıkmasıyla gözden düşmek, değer ve itibarını kaybetmek."yeni bir elektrikçi
aldılar, desene murat`ın pabucu d...
deyimler sözlüğü-ö
öç almak: yapılan bir kötülüğün acısını tıpkı derecede bir kötülük yaparak
çıkarmak."öç alma fikrinden vazgeçirmeliyiz onu."
ödü patlamak: an...
deyimler sözlüğü-o
ocağı kör kalmak: soyunu
sürdürecek çocuğu bulanmamak, soyu tükenmiş olmak.
ocağına düşmek: birine yardım etmesi için yalvarmak, koruması için sığınmak...
deyimler sözlüğü-n
nabza göre şerbet vermek: birinin hoşuna gidecek, eğilimlerine cevap verecek
biçimde davranmak."nabza göre şerbet vermeyi iyi biliyorsun."
nabzın...
deyimler sözlüğü-m
madik atmak: hile, düzen ve oyunla aldatmak; dolap çevirmek."ona kolay kolay
kimse madik atamaz."
mahalle karısı: kaba, terbiyesiz, görgüsüz,...
deyimler sözlüğü-l
lafa boğmak: birinin söz söylemesine fırsat vermeyip meseleyi luzumsuz ve
boş sözlerle anlaşılmaz kılmak, gürültüye getirip uzatmak.
laf (söz) altında kalm...
deyimler sözlüğü-k
kabak (birinin) başına (başında) patlamak: pekçok kimsenin ilgili olduğu
olaydan sadece bir kimse zararlı çıkmak; beklenmediği hâlde, bir işin zararlı
sonucuna k...
deyimler sözlüğü-j
j harfi ile başlayan deyim bulunmamaktadır.
deyimler sözlüğü-i
ibret almak: kötü
bir olaydan etkilenerek ders almak."görmesini bilseydi ibret alırdı her hâlde."
icabına bakmak: 1. gereğini yerine getirmek...
deyimler sözlüğü-ı
ıcığını cıcığını çıkarmak: 1. her
yanını ellemek, didiklemek. 2. bir meseleyi en ince ayrıntılarına kadar soruşturmak,
incelemek."iyice ıcığını cıcığını çık...
deyimler sözlüğü-h
ha hoca ali, ha ali hoca: değişik gibi gösterilen iki şeyin, gerçekte hiçbir değişikliği
yoktur, "ikisi de birdir" anlamında kullanılır.
ha babam...
deyimler sözlüğü-g
gafil avlanmak:
hiç beklenmedik bir sırada yakalanmak, habersiz ve hazırlıksız olduğu sırada zor
duruma düşürülmek."ben gafil avlanacak bir insan değildim a...
deyimler sözlüğü-f
faka basmak: tuzağa düşmek, aldatılmak."beni
nasıl faka bastırdılar anlayamadım bir türlü!"
fareler cirit oynamak: bir yer ıssız olmak, kimse...
deyimler sözlüğü-e
ecel aman verirse:
ölmezsem, ömür yeterse."ecel aman verirse torunumu da görürüm."
ecel teri dökmek: çok korkmak, heyecan içerisinde bulunup ...
deyimler sözlüğü-d
dağa çıkmak:
hükümete, kanunlara karşı gelerek dağlara çekilmek, buralarda eşkıyalık etmek."düğünü
basanlar dağa çıkmışlar."
dağa kaldırmak:
deyimler sözlüğü-ç
çaba göstermek: bir işi başarmak için uğraşmak, kuvvet harcamak."çaba
göstermeden amacına ulaşamazsın."
çabalama kaptan ben gi...
deyimler sözlüğü-c
cadı kazanı: fesadın
ve dedikodunun çok olduğu, herkesin birbirine düştüğü, türlü düşmanlıkların kaynaştığı,
hile ve düzenlerin kurulduğu yer."mahalle bir a...
deyimler sözlüğü-b
babası tutmak (veya babaları üzerinde olmak): çok fazla öfkelenmek, kızgınlığı
her hâliyle belli olmak."iş meselesini konuşamadım, çünkü babaları üstündeydi o...
deyimler sözlüğü-a
aba altından değnek göstermek: sakin, yumuşak görünmekle birlikte
karşısındakini gizliden gizliye korkutmak."sakın onlara aba altından değnek
göstermeye kal...
1