bilgi ara

6 / 311 kategoride 93.524 konu hakkında bilgiler !

izmir - gölcük hakkında bilgi izmir - gölcük




ilkbahar : gidilebilir
yaz : tam sezonu
sonbahar : gidilebilir
kış : gidilebilir


gölcük, aydınoğulları beyliği ve osmanlı döneminde önemli bir yerleşim merkezi olan birgi’ye 20 km, salihli yönünde ise, lidya krallığı’nın merkezi sard’a 30 km, salihli kaplıcalarına ise 20 km uzaklıkta yer alıyor.

bozdağ'ın eteklerinde yer alan gölcük, yaz aylarında serin havasıyla bilhassa yakın etrafında bulunmakta olan izmir, ödemiş, tire, salihli gibi yörelerde yaşayanlar tarafından "yayla" olarak kullanılmaktadır.

kış aylarında ise, kar yağdığı vakit bir başka özelliği olan kış turizmi ön plana çıkıyor. bembeyaz kar örtüsünün altında, donan göl çevresinde gezmek insana keyif veriyor. derhal yakınında bulunmakta olan bozdağ ise, kayakseverler için önemli bir alternatif sunuyor.


nasıl gidilir ?
istanbul’dan gidiş...

gölcük’e gitmek için istanbul’dan yola çıkanlar için en iyi alternatif tabii ki bandirma’ya kadar istanbul büyükşehir belediyesi’nin işlettigi hızlı feribotları kullanmak. bu şekilde hem zamandan hem de karayollarında yaşanan trafik terörü ile yolun başında uğraşmadan yola çıkıyorsunuz.

bandırma sonrası, balıkesir’e kadar gelip buradan da akhisar’a geçiyorsunuz. daha sonra da gölmarmara üstünden salihli’ye geliyorsunuz. salihli’ye geldiğinizde karşınızda yolun sağ tarafında sard antik şehir tabelası çıkınca yola giriş yapmayın. yaklaşık 2 km sonra yolda tekrar tabelala karşınıza çıkıyor. sizi bozdağ, ödemiş sapağına geldiğinizi uyararak yola girmenizi istiyor. bu yola girdikten sonra rahat rahat işaretleri takip ederek, önce bozdağ’a sonra da gölcük tabelasını takip ederek, birkaç kilometre sonra gölcük’e ulaşıyorsunuz.

gölcük’e ulaşınca gölün büyük bolümünü araçla dolaşma imkanı bulunuyor. ancak ilkbaharda gidiyorsanız gölün suları yükseliyor ve bilhassa restoranların bulunduğu bölümde araç trafiğine kapatabiliyor.

gölcük’e izmir’e uğramadan gidiyorsanız, yaklaşık 586 km sürüyor. yani istanbul- gölcük arası, yaklaşık 7 saatte bitiyor.

izmir’den gidiş...

izmir’den yola çıkıyorsanız. iki alternatifiniz var. biri salihli üstünden gitmek, diğeri de, torbalı , tire yolundan gitmek.

salihli üzerinden
izmir’in içerisinden yola çıkıyorsanız tabii ki basmahane üstünden ankara yoluna çıkıyorsunuz. daha sonra da salihli yolunu kullanarak bozdağ ve gölcük’e ulaşıyorsunuz.

yol boyunca bilhassa tavşanlı’dan sonra, üzüm, incir, sebze ve meyve tezgahları sizi bekliyor. her şey dalından koparılmış ve taze olarak müşterilerini bekliyor.
izmir gölcük arası bu yoldan, 130 kilometre tutuyor.

gölcük girişi;
izmir yönünden gölcük’e en iyi gidiş şehrin ankara çıkışını takip edeceksiniz. salihli’yi geçtikten sonra, sard antik kentinin girişini 2 km geçtikten sonra ödemiş bozdağ tabelasının yanından içeri giriyorsunuz.

kısa müddet sonra da yine bir tabela size yol ayrımını sol tarafta gösteriyor. virajli yol toplam 50 kilometre uzunluğunda ödemiş’e kadar gidiyor. yolun 20. kilometresinde ise, bozdağ ilçesinden yol gölcük’e sapıyor.

tabelaları bir miktar dikkatli takip ederseniz kolaylıkta gölcük’e ulaşırsınız.

gökköy. gölcük yolu üstünde, küçük bir köy. dağların arasında ilkbaharda badem ağaçlarının çiçeklerinin arasında şirin gözüküyor.

torbalı üzerinden

gölcük’e izmir-aydın karayolunu kullanarak gidiyorsanız, bu kez torbalı ya da tire selçuk yol ayrımından otobandan çıkıyorsunuz. daha sonra da tire yol ayrımına girip yaklaşık 20 kilometre giderek tire’ye ulaşıyorsunuz. tire’den ödemiş istikametine yönelip, gölcük’e doğru çıkış yapıyorsunuz.

gölcük’e ödemiş üstünden çıkan yol çok kaliteli değil ama daha kısa. bölgede oturanlar genelde bu yolu kulanıyor. o nedenle keskin virajlarla dolu olan yolda dikkatli ve sürat yapmadan araç kullanın.


ankara’dan gidiş .
ankara’dan yola çıkanlar, eskişehir, kütahya, uşak, kula üstünden izmir’e gelebilirler. toplam 578 kilometre süren bir yol.


bozdağ’a çıkarken dikkat

salihli yol ayrımından kısa müddet sonra yol bozdağ’a tırmanmaya başlıyor, bilhassa allahdiyen köyü civarında bol bol viraj ve rampa yer alıyor. o nedenle aracınızı dikkatli sürün. unutmayın! oralara sürat yapmaya değil gezmeye gidiyoırsunuz. yolun bütünüyle keyfini çıkarın. yavaş sürün. etrafı seyredin. derhal her yerde bilhassa fotoğraf çekenler için hoş görüntüler yer alıyor.


nerede kalınır ?
gölcük’te kalmak için bulunmakta olan yerlerin başında prenses otel geliyor. burası gölün derhal kenarında yer alıyor. bilhassa yaz aylarında futbol takımlarının yüksek irtifada kamp yaptığı bir otel.

otelin yeşiller içerisinde, göl kıyısında bir bahçesi yer alıyor. bundan başka göl kenarında çardakları da keyifli. otelin bir başka özelliği de ismet inönü’nün de burada kalması. gerçi kaldığı odadan bir eser kalmamıs ama yinede, özel mimarisiyle kalınabilecek yerlerden biri.

bir başka alternatif ise, gölcük oteli. göl kıyısında yer alan bu otel de, odalarda televizyon yer alıyor. kışın ısıtmalı yüzme havuzu var.


ne yenir ?
gölcük’te yemeğe gelince alternatif çok. bunların başında ödemiş köftesi ve bölgede yapılan sucuklar geliyor.


gölcük rıhtım restoran

restoranın göl üstünde yer alan kameriyesinde de yemek yeme imkanınız var. yayın balığı özel. zeytinyağı ile karıştırılan sarımsak sosu ile yiyebilirsiniz. tabii yanısıra kırmızı soğanı unutmayalım.

ayrıca, oğlak ve dana eti ile yapılan sebzeli güveci, çok özel. çünkü özel toprak kaplarda yapılan bu güveç, odun ateşinde 3 saat kadar pişiyor.

tabii bu arada ege bölgesine özgü her türlü zeytinyağla mezede de sizleri bekliyor. her biri kullanılan özel zeytinyağının lezzetini taşıyor.

dikkat; bilhassa mevsim dışı, hafta içi gölcük’e gittiğizde aradığınız her yiyeceği bulma imkanınız çok sınırlı. çünkü genellikle ilkbaharda ve sonbaharda hafta sonları tüm tesisler açık oluyor. ancak hafta için giderseniz, piknik malzemelerinizi yanınızda götürün. çünkü bilhassa lokantalar kapalı oluyor.

tel; 0232 558 13 97

nazilli pide

bozdağ merkezde temiz ortamda pide yiyebileceğiniz nazilli pide salonu’da yer alıyor.
tel; 0232 547 72 20

bozdağ belediye fırını

bozdağ belediye fırını ise, belediye binasının karşısında yer alıyor. burada bozdağ’nın tanınmış güvecini ve katmerini deneme imkanınız var. ancak buraya öğlene kadar gidebiliyorsunuz. çünkü öğleden sonra kapatıyor.


alışveriş
pazar günü halk pazarı.

gölcük’te kurulan halk pazarı, pazar günleri yöreye canlılık katıyor. pazarda yöresel el işleri, köylülerin kendi yaptıkları yiyecekler, dağlardan topladıkları her türlü otları bulma imkanınız var.

bahtiyar dede’nin süpürgeleri

allahdiyen köyü’nde süpürgeci bahtiyar dede’den kendi el emeği, göz nuru süpürgelerini almadan yola devam etmeyin. kullanmasanız bile evinizin bir kenarında süs olarak kalsa bile, size o nur yüzlü 76 yaşındaki bahtiyar dedeyi anımsatır.


şenay sarıgül’ün balları ve şifalı suları.

10 senedir bozdağ kırkoluklar mevki’nde, yol kenarında satış yapan, şenay sarıgül’ün tezgahında, ısırgan otlu gözlemenin tadına bakmayın unutmayın. tabi bunların yanısıra, sattığı bozdağın harbi kekik balı var. neye iyi mi geliyor ? şeker hastalığına, hazımsızlığa, mide ağrısına, yararı var. kullanımı da her sabah bir çay kaşığı yiyeceksiniz.

burada alacaklarınız arasında, kestane, çiçek, karakovan , ıhlamur,
çam ve hayıt balı; yani dere kenarlarında olan sepet örülen bitkinin balı da var. yalnızca bunlar değil, karabaş oto; kolesterol için lavanta suyu ile birlikte çok iyi geliyor.

mayasıl ve basur için de basur suyu var. damıtılmış ısırgan otu suyu da alabilirsiniz.


ilginç yerler
gölcük’ün denizden yüksekliği 1100 metre. gölün çevresinde, çam, kestane, ceviz ağaçları ve bir çok bitki çeşidi yer alıyor. yaklaşık 7 kilometre tutuyor gölün çevresi. gölün derinliği ise, 8 metre civarında.

göl çevresinde bilhassa sabah erken saatlerde keyifli yürüyüşler yapabilirsiniz.

göl yaz aylarında serin bir havaya sahip olduğu için izmir ve civarında oturanlar tarafından yayla olarak kullanılmaktadır. kışın ise derhal yanıbaşında bulunmakta olan izmir’in kayak merkezi bozdağ’da olduğu gibi, karlarla kaplanıyor.

gölün ufak bir kumsalı var. piknik alanları, kır evleri, villalar, otel ve pansiyonlar ile kamping alanları da bulunuyor.

ilkbaharda enteresan görüntüler
gölcük’e bilhassa ilkbaharda gidenleri enteresan bir görüntü bekliyor. gölün yükselen suları nedeniyle, kıyıda bulunmakta olan ağaçların gövdeleri sular altında kalıyor. böylece çiçek açan dallarıyla sular içerisinde gözüken ağaçlar, fantastik filmin bir sahnesiydeymişçesine sizi karşılıyor. bu ağaçlar, sabah ve akşam ışıklarında fotoğraf çekenler için enteresan görüntüler oluşturuyor.

ilkbaharda hafta içi günlerde gölcük’e çıkanlar ise, terkedilmiş kaba görüntüsüyle karşılaşıyorlar. gölcük çevresinde yer alan birbirlerinden farklı, hoş, villa ya da apartmanlar arasında istediğiniz gibi dolaşabilir güzelliklerin tadını çıkarabilirsiniz.


allahdiyen köyü’nde süpürgeci bahtiyar dede.

salihli yolundan gölcük’e çıkarken, allahdiyen köyü’ne gelince bir miktar durun. durun çünkü burası gerçekten enteresan bir yer. ilginçliği öncesinde isminde; “allahdiyen”.

aklınıza bir anda “kim diyor? niye diyor?” soruları gelebilir. bu soruları işte ben de, köyün girişinde, bir binanın alt katında, daracık aralık kapı arkasında, yere oturmuş, nur yüzlü, yetmişlik dede, bahtiyar yurttaş’a sordum.

76 yaşındaki dede, hala bir genç gibi tarlasının kenarında yetiştirdiği süpürge otlarıyla, büşük şehirlerde varlığını bile unuttuğumuz süpürge yapıyordu.

keyifle heyecanla, otları bir araya getiriyor. biçim veriyordu bahtiyar dede. onlarca yama görmüş pantolonu, bir kucak bembeyaz sakalıyla, saatlerce oturup sohbet etmek geliyordu içinizden onunla.

bahtiyar dede, köyün isminin bir zamanlar o yörede yaşayan erenler dedesinden geldiğini söylüyordu. söylenceye göre, erenler dede’sinin başını bir nedenle kesiyorlar köyün aşağılarında. sonra da onu köyün tepesine kadar taşıyorlar. ancak bu esnada erenler dedesi devamlı “allah” diyerek kesik başıyla tepeye kadar geliyor. sonra da kendisini köyün tepesine gömüyorlar. köyün adı da buradan geliyormuş. hatta kabri bir zamanlar mareşal fevzi çakmak da onarmış.

günümüzde yolu bir miktar bozuk olsa da bilenler oraya gidip ziyaret etmeyi ihmal etmiyorlar.

bahtiyar dede, bir zamanlar çobanlık yaparken, 10 yıl önce tarlasının kenarına süpürge otu eken bir bulgar vatandaşından süpürge yapmayı öğrenmiş. o günden beridir da kendi yapıyor süpürgeleri. yaptığı süpürgeleri de, kula, turgutlu, ahmetli, salihli gibi yörelerde kurulan pazarlarda satıyor.

eğer salihli üstünden gölcük’e çıkarsanız, allahdiyen köyü’nde mola verip süpürgelere bir bakın. belki bir miktar sohbet eder, o hoş süpürgeleri alırsınız.

her derda deva ballar satan şenay hanım...

gölcük’e kıvrıla kıvrıla virajlı yollardan giderken, vakit zaman yola kenarlarında mola vermeyi ihmal etmeyin. çünkü tepelerden vadileri, salihli’nin tepeden yemyeşil görünüşü izler, fotoğraf çekebilirsiniz. çünkü etrafta gerçekten hoş manzaralar var. bu arada yolunuzun üstünde, bozdağ kırkoluklar mevki’ne gelince, derhal solunuzda bir çeşme beliriyor. hayrat olarak yapılan çeşmede, hemen hemen 20 borudan akan sular buz gibi.

çeşmenin karşı tarafında, yolun kıyısında, şenay sarıgül, yalnız olarak kurduğu tezgahında sizi bekliyor. tezgahında yok yok. ilk olarak yörenin otlarından kendi elleriyle yaptığı ısırgan otlu gözlemenin tadına doyum olmuyor. bir yanda derhal arkasında akan bozdağ’ın eriyen kar sularından meydana gelen nehirin keyifli şırıltısı. bir yanda tertemiz havada yapılan gözlemelerin lezzeti.

öte yandan yöredeki üreticilerden alıp da, sattığı, “bozdağ’ın harbi kekik balı” var. neye mi iyi geliyor bu bal? 10 yıldır yol kenarındaki tezgahında satış yapan şenay hanım, başlıyor saymaya. “şeker hastalığına, hazımsızlığa, mide ağrısına yararı var. kullanımı da kolay. her sabah bir çay kaşığı yiyeceksiniz.”

tezgahta hemen hemen yok yok. bundan başka, kestane balı var. çiçek balı, karakovan balı , ıhlamur balı, çam balı, hayıt balı da var. o da ne diyorsanız, hayıt, dere kenarlarında olan bir bitki. sepet örülen bitkinin balı. arılar işte bu bitkilerden bile bal oluşturuyor.

sadece bal değil. bir de çeşitli bitkilerin, suları da satılıyor burada. karabaş oto; kolesterol için faydalı olduğu biliniyor. lavanta suyu ile birlikte çok iyi. mayasıl ve basur için de basur suyu var. bundan başka damıtılmış ısırgan otu, karabaş suyu.

yani bir nevi yol kenarı aktarı şenay hanım. yol kenarında duran müşterilerine, balları tattırıyor. ondan sonra almalarını istiyor. yıllardır do burada durup satış yaptığı için, müşterileri belli hemen hemen. gelip geçen günlük müşterilerine onları refarans olarak gösteriyor.

şenay hanım, bu satışlardan kazandığı parayla, bir kızını tıp fakültesi’nde okutacak seviyeye kadar getirmiş. durumuna şükreden, dağ başında oturuyor gibi görünse de günlük gelişmelerden haberdar bir ege insanı.


a tepesi
bozdağ’a ister salihli üstünden gelin, ister birgi üstünden, gölcük sapağına döndükten bir kaç kilometre sonra, kıvrıla kıvrıla, “göl ha burada olmalı, ha şurada” diye aracınızla inerken, birden sağ tarafınızda göl aniden karşınıza tablo gibi çıkar. şaşırır kalırsınız.

işte bu tepeye “aaaa” tepesi denmesinin sebebi, 1938 yılında gölcük yaylası’na gelen ismet inönü, gölü gördüğü bu noktada, ilk kez gören derhal herkesi dediği gibi, “aaaaa” dediği için, burası “a tepesi” olarak biliniyor.

ismet inönü’nün gölcük’le ilgili anısı bir değil. bir de burada kaldığı günümüzün prenses oteli’nde yakın zamana kadar onun kaldığı oda da içerisindeki eşyalarla muhafaza ediliyormuş.

ancak yıllar geçtikten sonra, otel birkaç restorasyon görüncü, tüm otantik özelliği kaybolmuş...

gerçekten de “a...” dedirten bir manzarası var. kışın donan gölün karlarla kaplı ağaçları arasında, bembeyaz sessiz, sakin manzarası insana huzur veriyor. ilkbahar da ise yeni uyanan doğanın, her türlü ağacın bulunduğu yerden yeni filizleri arasından gölün mavi görüntüsünü seyretmek de keyifli. yaz aylarında ise, insanlar izmir’de, ödemiş’te, salihli’de sıcaktan pişerken, daha manzarayı görünce kendinizi klimalı bir aracın içerisinde hissetmeye başlıyorsunuz. o sıcaklardan eser kalmıyor.

yeşilçam piknik alanı

a tepesinden göle doğru inerken, yine sağda yeşilçam piknik alanı’na ulaşıyorsunuz. burada rahatlıkla piknik yapabilirsiniz.

göl bilhassa yaz aylarında serin bir havaya sahip olduğu için, izmir ve civarında oturanlar tarafından yayla olarak kullanılmaktadır. kışın ise derhal yanıbaşında bulunmakta olan izmir’in kayak merkezi bozdağ’da olduğu gibi, karlarla kaplanıyor.

gölün ufak bir kumsalı var. piknik alanları, kır evleri, villalar, otel ve pansiyonlar ile kamping alanları da bulunuyor.

bozdağ
izmir’in en yüksek dağı olan bozdağ, 2159 metre. buraya çıkmak için 1150 metre yüksekliğinde olan bozdağ ilçesine gelince, 8,5 kilometre uzunluğunda olan bozdağ kayak merkezi’ne çıkmanız gerekiyor.

bozdağ’da bulunmakta olan mermeroluk çeşmesi, yaz kış buz gibi olan suyu ve çevresiyle, yöre sakinlerinin en fazla geldikleri piknik yerlerinin başında geliyor.


midas’ın eşek kulaklarının hikayesi

bozdağ’ın bir de mitolojide enteresan bir biçimde yer aldığı hikayesi var.
müzik tanrısı apollon, bozdağ’da lir çalmayı çok severmiş. yeryüzünde bu liri en hoş kendisinin çaldığını söyleyip övünürmüş. apollon bir gün en az kendisi kadar hoş lir çalan çoban marsias’ı çağırmış. “bu dağa iki usta çalgıcı fazla” diyerek, onu yarışmaya davet etmiş.

yeteneklerini en iyi biçimde sergileyen tanrı ve çobanı dinleyen jüri içerisinden, yalnızca kral midas çobana oy vermiş. bunun üstüne apollon marsias’ın derisini yüzdürmüş. yanlış kararı yüzünden midas’ın kulaklarını eşek kulaklarına çevirmiş.

anadolu’nun bir çok müzesinde, bir direğe bağlanmış, derisi yüzülmüş marsias heykeli, bu hikayeyi dillendirir izleyicilerine.


telefonlar
hotel prenses
0232 5581115
0232 558 11 48

gölcük oteli
0232 558 10 16

gölcük rıhtım restorant
0232 558 13 97

nazilli pide
0232 547 72 20



etiketler etiketler [3]

bilgi ara / www.bilgiara.com