ilkbahar : gidilebilir
yaz : tam sezonu
sonbahar : tam sezonu
kış : ideal değil
birgi, batı anadolu'da izmir'e 150, ödemiş'e 7 km. mesafede yer alıyor. ödemiş ve birgi, adeta yan yana oldukları için burayı birlikte gezmenizi öneririz.
birgi, bozdağ eteklerinde özel bir yeşil doku içerisine yerleşmiştir. ipek dokumacılığı ve incirleriyle de tanınmışdır. 14. yüzyılda aydınoğulları beyliği'nin başkenti olarak saltanatı yaşamış ve osmanlı dönemi sivil mimarîsinin de en itinalı örneklerini hâlâ barındırmaktadır.
nasıl gidilir ?
ödemis’e ve birgi’ye gitmek için en uygun yollardan biri izmir’den selçuk otobanına girmek. oradan da iki alternatif var. birinci torba’dan ayrılarak yola devlet karayolundan gitmek. bu yolla derhal izmir yakınlarında bulunmakta olan yerleşim yerlerini, köy yaşantısını izleme imkanınız var. yolda dikkatli araç kullanın. işaretlere de dikkat edin. polisler bir çok yerde kontrol yapıyor.
ikinci alternatif ise, otobanı selçuk çıkışına kadar takip edin. selçuk yol ayrımından çıkınca, derhal solda tire girişi yazısını göreceksiniz. tabelaları takip edin. tarlaların içerisinden, mevsimine göre meyve ağaçlarının arasından şeftalililerin, kirazların her türlü meyvenin tadına bakarak yola devam edin. önce tire’ye geleceksiniz. sonra da yola devam ederseniz ödemiş’e....
alternatif yol...
istanbul’dan geliyorsanız, manisa akhisar’a kadar geldikten sonra, gölmarmara, bozdağ, gölcük, salihli üstünden birgi’ye gelebilirsiniz. bu yol istanbul’dan çıkıp, izmir üstünden gelişe göre 150 km daha kısa. bir miktar dikkatli olursanız, keyifli bir yolculuk yapabilirsiniz. ürünlerin toplandığı yaz aylarında yollarda kamyon trafiği var. ama dikkatli olursanız problem yok.
nerede kalınır ?
birgi’de ne yazık ki kalacak yer yok. en iyi çözüm ödemiş’te ya da tire’de kalmak. ödemiş’te kalmak arzu ederseniz, prenses otel iyi. kaliteli odaları var. temiz ve bakımlı.
ne yenir ?
ödemiş'in yağlı kebabı meşhur. yağda kızartılmış kıtır ekmek üstünde servis edilen köftenin tadına doyulmuyor. bu kebabi da en iyi yiyeceğiniz yer ise, ödemiş şehir merkezi’nde bulunmakta olan trafik ışıklarının yanından derhal sağa dönünce, sokağın başında bulunmakta olan köfteci hurşit.
burası gerçek anlamda bir esnaf lokantası. içerde yalnızca köfte, yoğurt ve içecek yer alıyor. ama bilhassa pazarın kurulduğu gün giderseniz yemek yemek için uzun müddet beklemeyi göze almalısınız. ama ne kadar beklerseniz bekleyin beklediğinize değecek bir lezzeti burada tatma imkanınız var.
ufak bir anımsatma. ne kadar aç olursanız olun, ilk olarak kendinize “bir porsiyon köfte” söyleyin. çünkü porsiyonlar öylesine büyük ve doyurucu ki, size yetiyor. bundan başka yağda kızartılan ekmekler üstünde getirilen köfteler lezzetinden damağınızda inanılmaz bir tad bırakıyor. sırf bu tat için buraya bir kez daha gitmeyi isteyeceğinizden eminim. yanısıra isteyeceğiniz ayran ve yoğurt ise gerçekten tam lezzetinde.
ödemiş’te bundan başka, bilhassa ramazan ayında ekmek dolması meşhur. töngül katmeri denen ödemiş'e özgü pide de gerçekten lezzetli.
bölgede töngel pidesi çok tanınmış. 50 yıllık bir geçmişi var. kıymalı, peynirli olarak yapılıyor. ancak yalnızca sabahları bulma imkanı var. sabah kahvaltısında yeniyor. kapalı ve açık olarak yapılıyor. üzerine yağ sürülüyor, içerisinde yağ yok.
birgi’de ise, konağın derhal yanısıra yeni restore edilen geleneksel birgi evinde ev yapımı kurabiyeler, kekler börekler yeme şansınız var. bundan başka önceden haber verilirse kalabalık gruplar için yöresel yemekler de hazırlanıyor.
ev gerçekten el emeği göz nuruyla restore edilmiş. iki katlı. giriş katında oturma grupları yer alıyor. ikinci katta ise, duvarlar yöresel ürünlerle bezeli. bir de kütüphanesi var. rahat ve dinlendirici bir yer.
alışveriş
çember, yazma, dantel tel kırma denilen el işi ürünler yörenin en tanınmış ürünleri. el mendilleri de bulabilirsiniz. bundan başka yöresel otlar, kurulan pazarlarda, tezgahlarda, ziyaret yerlerinin önünde satılıyor.
mevsimine göre taze meyvelerin yanısıra kuru incir, üzüm, kekik suyu, sebzeleri de bulmak olası.
ödemiş’te pazar günü zengin bir pazar kuruluyor. pazarda yöresel 72 çeşit meyve ve sebzelerin yanısıra bir de yöreye özgü el işi, nakış gibi ürünleri bulmak olası.
ayrıca organik tarım yapan çiftçilerin ürünlerini ve peynir, yoğurt, patates, kestane, şifalı bitkilerden alabilirsiniz de bulabilirsiniz.
oya pazarı
ama en mühimi parktaki oya pazarı. gerçi hafta arasında da burada satış yapan yerler var. ama cumartesi günleri daha kalabalık, bilhassa beydağ'dan pek çok hanım el emeklerini buraya getiriyor.
el işleri pazarını dolaşmak başlı başına serüven. oyaların ismini sorduğunuzda kırsal kesim kadınının hayal gücü şaşırtacak sizi.
doğadaki derhal her çiçek, armut, elma, karpuz, üzüm gibi meyveler, balıklar, kuşlar husus olmuş oyalara.
türkan şoray'ın kirpiğinden, zeki müren'in dişine kadar kadın kendisini etkileyen her şeyi oya ile anlatmış.
işte oya isimlerinden bir kaçı: gizli ıraspı, tren yolu, kore kilidi, cilveli, kıbrıs çiçeği, sevgiliye mektup, kaynana tokadı, cennet süpürgesi...
ilginç yerler
kuzeyde bozdağ, güneyde aydındağları'nın çevrelediği, ufak menderes'in suladığı ödemiş'in tarihi yaklaşık 5000 yıl öncesine dayanıyor. luvi kavminin ilk ödemişliler olduğu söyleniyor. ödemiş ismi, bir söylenceye göre, ‘‘otamış''dan gelmiş. otamış, şifa veren bitki anlamına geliyor. bir söylenceye göre ms 16. veya 17. yüzyılda yöreye yerleşen otamış oymağı ad olmuş.
bir başka söylence ise, bugünkü ödemiş'in bulunduğu yere boyalık dendiği dönemlerde halk boya yapılan bitki köklerini çıkarır, bunları izmir limanı'ndan yurtdışına gönderir ve iyi para kazanırmış. tireli kabasakal namlı bir kişi borçlarını ödemek için çalışmaya gelmiş, işçilere çay kahve pişirerek borçlarını ödemiş. ve yöreye ödemiş denmiş.
ödemiş, türklere 1071 malazgirt savaşı'ndan sonra geçti. 1098'de bizanslılar ödemiş'i geri aldı. aydınoğlu mehmet bey, 1308'de beyliğini ödemiş'te kurup bizans boyunduruğuna son verdi. 1403'te timur'un işgal ettiği ödemiş, 1426'da 2. murat tarafından tire sancağı'na bağlanmış. 1919'da yunan işgaline uğrayan ilçe, bağımsızlığını 3 eylül 1922'de kazandı.
ödemiş'in yiğit efeleri, milli mücadele'de kahramanlıklarıyla destan yazdı. çakırcalı mehmet efe, kaymakçalı ince mehmet efe, gökçen efe, bozdağlı postlu mestan efe, çaylı'da keleş mehmet efe, köseler'de ömer çavuş efe, bademli'de kör bayram efe, istiklal madalyası sahibi kara erkek mehmet efe türkülerde, oyunlarda yaşıyor.
tarihi bilgi.
tarihi çok eskilere dayanan ödemiş'in müzesi de görülmeye değer. müzede mö 3000 - 480 yılına kadar hellenistik, roma, bizans çağına ilişkin seramikler, idoller, kaplar, heykelcikler, bronz heykeller, selçuklu ve osmanlılara ilişkin sikkeler görmek olası. sard, efesos yolu üstündeki en önemli kentlerden biri olan hypaipa kenti, ödemiş'in 5 kilometre kuzeyinde, günlüce köyü yakınlarında.
lidya, pers ve roma dönemlerinin önemli dini merkezlerden olan hypaipa, piskoposluk merkezi olarak da ün yapmış. ödemiş, o dönemlerde kök boyaları, dokumaları ve safran adlı parfümüyle ünlüymüş. bir dönem aydınoğulları beyliği'nin merkezi olan ödemiş ve etrafında, selçuklu ve osmanlı eserlerini görmek de olası.
ödemiş’e gitmişken beldelerini de gezin. bozdağ, gölcük, birgi gibi bilinenlerin yanısıra eski evleri, dar sokakları, konuksever insanlarıyla bademli, kaymakçı, kayaköy, çaylı, konaklı ve ovakent'e de gidin.
birgi’de tarih tekrardan canlanıyor.
birgi’de 5 bine yakın insan yaşıyor. 1995 yılında birgi’nin toparlanması için bir hareket başladı. burası kentsel sit alanı ilan edildi. kamusal bir çalışma yapıldı. yerler alındı. evler restore edilmeye başlandı. 38 dönümlük bir alan marmara üniversitesi tarafından satın alındı. 5 yıldır burada yaz okulu çalışması var. her yıl 50 ile 70 öğrenci buraya yaz okulu için geliyor. evlerin röleve, restorasyon projeleri yapılıyor. şu anda birgi’de rölevi hazır 200 bina var. evlerini restore etmek isteyenler karşılıksız olarak röleve projelerini alıyorlar.
bugüne kadar birgi’ye bir sey verilmedigi için 76 yıldır hep alındığından dolayı insanların bir miktar güveni yoktu bu çalışmalara ilk başta. ancak yapılanları gördükten sonra yardımcı olmaya başladılar.
birgi halkı yapılan çalışmalara sahip çıkıyor.
birgi çakırağa konağı
ege bölgesi'ne özgü mimari üslubu bugüne kadar korunmuş ender konaklardan birisidir. konağın inşaatının 1761 yılında şerif aliağa tarafından başlatıldığı bilinmektedir. ancak konağın zengin, renkli ve süslemeli tarzı, tezyinatının 19. yüzyılın ilk yarısında yapılmış olduğunu göstermektedir.
üç katlı, dış sofalı, çift köşk odalı olan konağın zemin kat duvarları taş örgü, orta ve üst kat duvarları ise ahşap çatkı içerisine dolgu tekniği ile inşa edilmiştir. bir iç bahçesi olan konağa geniş ahşap iki ayrı kapıdan girilmektedir. taş plakalarla kaplı zemin katta, hizmetli, bekçi, misafir kabul yeri, ahır ve samanlık bulunmaktadır. zemin kattan yukarıya trabzanlı ahşap merdiven ile çıkılmaktadır.
diğer katlara göre alçak tavanlı, kışın kullanılan ara katta, beş oda ve tuvalet bulunmaktadır. orta kat salonundan yine ahşap, iç merdiven ile yazın kullanılan yüksek tavanlı, üst kata çıkılır. üst katın planı ara katta olduğu gibi açık sofalı ve uzun dikdörtgen planlıdır. iki sekili, iki çıkmalı, iki köşk odalıdır. bundan başka eyvan ve taht köşk de mevcuttur. üst katın tavan ve duvarları, zengin bitki ve meyve motifleri, şehir panoramaları ile süslüdür. pencereler altta düz, üstte kemerli vitray olmak üzere iki sıra durumunda aydınlatmayı sağlamaktadır.
18. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilen ve resim stilinden de 19. yüzyılın ilk yarısında tezyinatının yapıldığı anlaşılan konak bilhassa ahşap işçiliği ve panoramalarıyla dikkati çekmektedir. bu süslemeler hiç bozulmadan bugüne kadar ulaşmıştır. yakın tarihe (1950) kadar konut olarak kullanılmış olan konak daha sonra kültür bakanlığı'na devredilmiştir.
1977 yılında onarımına başlanan konağın etrafındaki bazı evlerin kamulaştırılması ise 1983 yılında gerçekleştirilmiştir. iç düzenleme ve teşhire yönelik çalışmaların tamamlanmasından sonra konak 1995 yılında ziyarete açılmıştır.
ziyarete açık olan bir başka yer de konağın yanıbaşındaki şark evidir. şarkevinde, işletmecilerin geleneksel eşyalarla yaptığı düzenlemeler arasında, çay içebilir. keyifli sohbetler yapabilirsiniz.
telefonlar
ödemis müzesi
birgi çakiraga konağı
adres: ödemis - ızmir
tel: (232) 545 11 84