bilgi ara

6 / 311 kategoride 93.524 konu hakkında bilgiler !

döviz nedir ? hakkında bilgi döviz nedir ?




türkiye'de 1989 yılında serbestleştirilen kambiyo sistemi sonucunda döviz kullanımımız olabildiğince yaygınlaştı. o kadar ki alım-satım işlemleri, kira sözleşmeleri, fiyat listeleri döviz üstünden yapılır oldu. hatta paralı çalışan insanlar maaşlarını aldıklarında döviz alıp gereksinim duydukça tl'ye çevirir oldular.

bunda kronik hale gelen yüksek enflasyondan korunma isteğimiz etkili oldu. ancak kaçırdığımız bir nokta vardı. dövize talepte bulundukça haliyle ücreti artacak, dövizin ücretinin artması da enflasyonu arttıracaktı. kısacayı bir kısırdöngüyü kendi elimizle yarattık.

2000 yılı itibariyle türkiye'deki döviz tasarruflarının 60 milyar dolar olduğu tahmin edilmektedir. bu rakama bankalardaki hesaplarda tutulanlar ile yastıkaltı döviz dahildir.

geçmişten günümüze uygulanan döviz politikaları
türkiye'de 1980 yılına kadar sabit kur politikası uygulanmıştır. dışa kapalı bir ekonomik yapı içerisinde döviz işlemleri ve sermaye hareketleri sınırlandırılmıştır.

1980 sonrasında dışa açık bir ekonomik modelin benimsenmesi ile birlikte dalgalı kur sistemi (kontrollü) uygulanmaya başladı. türk parası kıymetini koruma kanununda yapılan değişikliklerle dövizli işlemlere izin verilmeye başlandı. bu dalgalı sistemde kontrolü sağlayan merkez bankası oldu. merkez bankası endikatif hedefli olarak hergün döviz kurlarını ilan etmeye başladı.

1989 yılında ise türk lirası konvertibl ilan edildi. bundan sonra kurlar tekrar göreceli olarak esnek dalgalanmaya bırakıldı. merkez bankası tekrar belirleyici ve müdahaleci olmaya devam etti.



son on yılın devalüasyonları

5 nisan 1994:
1990 yılından başlayarak kurlar piyasanın arz ve talebini yansıtır hale geldi. 1991-1993 yılları arasında iç borç stokunun artması, enflasyonun ödemeler dengesi üstündeki negatif tesiri 1994 yılında tanınmış 5 nisan krizini getirmiştir. piyasanın basıncı ile %130 oranında devalüasyon gerçekleşmiştir.

1995 yılında ımf ile yapılan stand by anlaşması ile bağımlı hareketli kur sistemi uygulanmaya başlamıştır.

19 şubat 2001
2000 yılında uygulanmaya başlanan enflasyonla mücadele yazılımı çerçevesinde döviz kur artışları kontrol edilmeye çalışılmaktadır. bu kontrolü sağlamak için merkez bankası yıl sonuna kadar uygulayacağı kur rakamlarını önceden açıklamıştır.



döviz alım satımı
bankalar döviz sattıklarında satış değeri üstünden %0.1 oranında kambiyo vergisi öderler. hükümetlerce çıkarılan genel disponibilite tebliğlerine ideal olarak da açtıkları döviz tevdiat hesaplarının asgari bir oranını -bu oran yönetmeliklerce belirlenir- zorunlu olarak merkez bankası'na devrederler. piyasa kontrolünü sağlamak için bu oran ekonomik yönetimlerce değiştirilebilir.

döviz alım satımında bankalar kendi işletme giderlerini de yansıttıkları için dövizi daha ucuza alıp daha pahalıya satarlar. ancak hareketli piyasa koşullarında bankalar da döviz pozisyonlarına göre serbest piyasa ile (kapalıçarşı, döviz büfeleri) vakit zaman rekabet edebilirler.


döviz tevdiat hesaplarının işleyişi
eğer uzun vadeli yatırım amacıyla döviz alınmış ise enflasyondan etkilenmemek için döviz tevdiat hesabında tutulmalıdır. aksi takdirde döviz kuru ile enflasyon oranı tam eşit olduğu taktirde bile reel olarak zarar edilmiş olur.


dolar faizinin hesaplanışı
brüt yıllık faizin netini bulmak için belirtilen oranı 0.824 ile çarpmak gerekmektedir. örneğin; yıllık %6 brüt faizle 1000$'ı bankaya yatırdınız diyelim.

net faiz hesabı = 0.06 * 0.824 = 0.049.yani net faiz %0.49 olacaktır.

paranız dönem sonunda 1049 $ olacaktır.


döviz büfeleri
1989 yılında yapılan kanun değişikliği ile "yetkili müesseseler" tanımı yapılarak, dövizli işlemler yapma yetkisi verilmiştir. yetkili müessese tanımı zaman geçtikçe halk arasında "döviz büfesi" tanımına dönüşmüştür. döviz büfeleri yalnızca döviz değil kıymetli madenlerle ilgili işlemler yapma yetkisine de sahiptir.

ilgili kanundan sonra kuruluş sermaye limitinin de az olması nedeniyle 1994 başına kadar 700'e yakın döviz büfesi açılmıştır. 1994'teki tanınmış 5 nisan kararlarıyla birlikte tam bir "yaprak dökümü" yaşanarak çoğu şubelerini kapatmış veya kendisi kapanmıştır.

döviz büfeleri tarzında kurumlara gelişmiş batı ülkelerinde rastlanmaz. banka sisteminin yeterince gelişmediği ve paranın nakit olarak tutulduğu ülkelerde bu tipte finansal kurumlar kullanılır. türkiye'de bankacılık sisteminin gelişmesi vakit içerisinde bu kurumların yavaş yavaş ortadan kalkmasına sebep olacaktır.

döviz büfelerinin, döviz rezervinin artmasına olabildiğince katkısı olmuştur. bu katkı döviz büfelerinin satın aldıkları dövizi kayıt altına alma ve bir bölümünü merkez bankası'na devretme zorunda olmalarından ileri gelmektedir. bundan başka ödedikleri gelir vergisi, banka muamele vergisi ve ssk primleri ile kamuya gelir getiren kurumlardır.



etiketler etiketler [3]

bilgi ara / www.bilgiara.com